15 Ekim Şahımerdan Hz.Ali’nin Doğum Günü

HAZRETİ ALİ’NİN DOĞUMU

“Hz. Ali’nin dip dedesinin ismi Beytullah, ebesinin ismi ise Nazmiye Ana’dır. İkinci dedesi İmam Rıza, ebesi ise Kerem Ana’dır. Üçüncü ebesi ve dedesi ise İmam Hüseyin ve Gülüstan’dır. Hüseyin ve Gülüstan’dan dünyaya gelen çocukların adları Mustafa, Hasan, Elif Ana, Şehriban Ana ve Zekine Ana’dır. Hasan’ın zürriyeti yoktur.

İki Cihan Selveri ve Mustafa’dan dünyaya gelen çocuklardan büyüğü Hz. Ali’dir ve Medine’de doğmuştur. İkinci ve üçünçü çocuklar ikiz olan Ali Ekber ile Ali Asker’dir. 

Ali’nin doğumunda ummana giren Hz.Muhammed, Ali’nin kim olduğunu ve gelecekte neler yaşayacağını, gülbenk duası okuyarak bir bir anlatmıştır.

Hz.Ali’nin Cemali nurundan çıralar yandı, gök gürlemeleri, nara sesleri ile her taraf nurlandı ve Ali likâp içinde seccadeye kapanarak ses verince, Hz.Muhammed’i şaşırtmıştır. O zaman Hz.Muhammed, Hz.Ali’ye:

-Ya Ali! Sen tüm cihana Allah’tan gelensin, adın Ali olarak bilineceksin, ben sana ya Şahımerdan diye bu adı takıyorum, Merdan ismi de Mertliktir, dürüstlüğünden bileğin bükülmeyecektir .

Dedikten sonra bir gülbenk duası okudu.

Gülbenk duasını okuyup bitiren Hazreti Muhammed, gözyaşları kan içinde; 

-Ya Ali! Sen, benden gelen Fatıma kızımın üstüne içgüveyi gireceksin, o zaman sizden Hz. Hüseyin’im doğacak ve tüm Kerbela adına kafa verecek, muaviye elinde şehit düşecektir. Ebesi Adila karalar giyecek, annesi Fatıma üryan büryan dağlanacaktır.

Diyerek geleceği bildirmiş, hıçkırarak ağlamıştır. Hz.Hüseyin’in davasını babasının doğuşunda, dedesi Muhammed bildirmiştir.”

 

Şahımerdan Hz.Ali’nin çeşitli sıfatları:

O, Şah – ı Merdan’dır. Yani yiğitlerin şahıdır. 

O, Şah – ı Evliya’dır. Yani velilerin şahıdır. 
O, Şir – i Yezdan’dır. Yani Tanrı’nın Aslanıdır. 
O, Nihan’dır. Yani sırdır. 
O, Şah – ı Velayet’tir. Yani veliliğin şahıdır. 
O, Ebu Turab’tır. Yani toprağın babasıdır. 
O, Bab’ül – İlm’ dir. Yani İlimin kapısıdır. 
O, Emir’ül – Mü’minin’ dir. Yani İnananların önderidir. 
O, Haydar’dır. Yani Aslandır. 
O, Vechullah’tır. Yani Tanrı’nın yüzüdür, tecellisidir. 
O, Kur’an – ı Natık’tır. Yani Konuşan Kur’an’dır. 
O, Levh – i Mahfuz Kalemidir. Yani Korunmuş Levha’yı yazan Kalemdir. 
O, Nur – u Rahman’dır. Yani Tanrı’nın ışığıdır.

 

PİR SULTAN ABDAL’ın Nefeslerinde Hz.Ali

Gafil kaldır şu gönlünden gümanı
Bu mülkün sahibi Ali değil mi
Yaratmıştır on sekiz bin alemi
Rızıkların veren Ali değil mi

Gelin vazgeçelim biz bu gümandan
Vallahi çıkarız dinden imandan
Şefaat umarız on’ki imamdan
Anların atası Ali değil mi

Yaratıldı Mülcem ol oldu düşman
Kast etdi Ali’ye oldu peşiman
Kangı kitapta var ol Ömer Osman
Kur’an’da okunan Ali değil mi

Bin bir adı vardır bir adı Hızır
Her nerde çağırsan orada hazır
Ali’m Padişahtır Muhammet vezir
O fermanı yazan Ali değil mi

Pir Sultan Abdal’ım ben bir fukara
Acep bulunur mu derdime çare
Günahkarım nasıl varam huzura
Divanda oturan Ali değil mi

Bizim sevgimiz, aşkımız, pirimiz, ışığımız, mürşit kapımız Hazreti Ali’dir…

Yaşadıkları dönemde Ehlibeyt ve insanlık sancağını çeken,gönderildikleri toplumu her zaman iyiye, doğruya, birliğe, sevgiye,inanç ve ibadete yönlendiren ,canları pahasına illa Ali illa Ali diyerek gerçekleri haykıran, Ehlibeyt’in her dönem gerçek temsilcileri olan,Hak sırrına ermiş Pirimiz  Zöhre Ana ve gelmiş geçmiş bütün Evliyalarımıza aşk ile niyaz ederiz. Bizlere yaşadığımız müddetçe Hak Muhammet Ali yolundan gitmeyi himmet etmelerini dileriz.

Hz.Ali’nin doğum günü münasebetiyle Zöhre Ana hizmet binasında lokma ve sohbet düzenlendi.

Sosyal Faaliyetler

Yorum yazın