Alevilik Forumu

Zöhre Ana'ya ve Yapılan Faaliyetlere ait Fotoğraflar

Soru,Öneri ve Görüşlerinizi Bizimle Paylaşın...

Pir Nefesi Haktır
 
Bildiren Yaşayan Tek Alevi Piri ZÖHRE ANA

Yolumuz, Muhammet Ali yoludur.

Hazreti Muhammed ve Hazreti Ali, bu yolu nefesleriyle, ibadetleriyle insanlığa miras olarak bırakmışlardır.Gösterdikleri yolun kurallarını yerine getiren ve Kırklar Dergâhındaki ibadetlerini bu şekilde yapan, bütün derviş, ermiş kişiler vasıtasıyla da insanlık adına Muhammed Ali’nin gösterdiği güzellikleri bizlere aktaran ve mezhep olarak Alevilik mezhebini getiren, İmam Cafer adıyla bilinen evliyadır. (Toplumda bilinen ismi İmam Caferi Sadık’tır.)

Muhammed-Ali mezhebi olarak bilinen Alevilik, ayrı bir mezhep olarak görülemez. Görülemeyeceği gibi de kimsenin, yolumuzu başka mezheplerle karşılaştırarak, kişisel sorunlarıyla dışlamaya, çamur atmaya hakkı yoktur. Yani bu yolu mezhep olarak görmek istemeyen bir takım insanlar, İslamiyet Dışı ve Müslümanlık adı altında yargılayarak kirletemez.

Alevilik mezhep olarak ilk defa Muaviye katliamıyla tahriklere ve bölüntülere uğradı. 1500 yıl önce başlamış olan bu tahrikler halen devam etmektedir.

Ehlibeyt yolunu benimsetmemek için Muhammed – Ali evlatlarına, insanlığa yakışmayan akıl almaz eziyet ve zulümler yaparak Kerbela’yı tahriklere uğrattılar.

Muhammed-Ali Oniki İmam canlarını bitirmek isteyen münafık ve fesatlar, Allah yoluna düşman olanlar, birçok iftira atarak; çıkar ve amaçlarına ulaşmak için o dönemde yaşayan insanları da parçalara böldüler, inançlarını zedeleyerek toplumda mezhep ayrılığına sebep oldular. İslamiyeti din göstererek Müslümanlık adı altında yapmadıkları çirkeflik kalmadı.

Muhammed – Ali yolu, Allah’ın, bizlere ışık tutması için, Muhammed’i rehber, Ali’yi mürşit kapısı olarak bildirmesidir. İnsanlığın yolu, ilimdir. İlmin kapısı, Hacı Bektaşi Velimizin dediği gibi; “Allah ışığı”dır. Bu ışığın sahibi de, bin bir dondan baş gösteren, insanlık sancağını çeken, bir ismiyle Hazreti Ali, bir ismiyle de Şahımerdan tanınan Allah’ın aslanıdır. Yolumuzun adı Müslümanlık değil insanlığa giden yoldur. Çünkü Allah birdir, Muhammed-Ali yolunda ikilik yoktur birlik vardır. Bizim sevgimiz, aşkımız, pirimiz, ışığımız, mürşit kapımız Hazreti Ali’dir. Ve Hak sancağını çeken bu canlardır.

Bir insan nasıl doğduysa öyle olmalıdır. Sadece, büyük günahlarıyla Hakkın huzuruna vardığı zaman, mezhebinden değil kendi işlediği günahından sorulur.

Bunu da ancak Allah’tan başka hiç kimse yargılayamaz. Din, dil, ırk ayrımı yapmadan bizim gözümüz ve özümüzde insanların hepsi birdir. Sadece inançları farklı farklıdır. Bu durum içinde de Alevilik ne İslam dışı ne de bir felsefe olarak görülmelidir. Bilhassa Müslümanlıkla değil de iman ve Kuran aşkıyla ibadet ederek bağlanıp o yola yürüyebilmek için bir kul olarak layık olunabilinirse ne mutlu. Alevilik de bu kapsamda Muhammed – Ali yoludur. Bu yolu kimse kendine yakıştırarak kullanamaz. Çünkü Allah Muhammed Ali, Oniki İmam, Ehlibeyt inancıyla; Kırklar adıyla, mürşitlik yapan, Allah’ın ulu nazar ettiği canlardır. En büyük Allah mirası bunlara lütfedilmiştir.

Muhammed’e Kuran, Hazreti Ali’ye Zülfikar gönderilmiştir.

Aynı sözümüz olarak, kıskançlık yaparak, dünya saltanatına erişmek isteyenler, zalim zulümlük altında işkenceler yapıp, acılar çektirerek Muhammed – Ali soyunu ve onlara biat eden insanları, katliamlar sonucunda bitirmek ve yok etmek istemişlerdir ve tarihe de ne için yapıldığını bildirmemek için hiçbir şeyi açıklamadan, İslam ve Müslümanlığı ortaya sürerek amaçlarına ulaşmak için çabalamışlardır. Sonra da bu insanlar arasında bin bir türlü felaketler ortaya çıkarılarak mezhepler kullanılmıştır. İmam Cafer mezhebi Muhammed – Ali ışığı altında bu günlere kadar gelmiştir. Bu mezhep ismine ise, asırlardan beri İslam tarihinde yer vermemişlerdir. Ve her şehit düşen evliyanın, Muhammed torunlarının, Hazreti Ali’nin şehitlik tarihlerini değiştirmişlerdir. Bunlardan sonra gelen ve Hak tarafından yetişip yetiştirilen keramet sahiplerine (Hak âşıklarına ve maşuklarına) eziyetler yaparak, aynı acıları çektirerek gerçekleri yansıtmamış ve onları susturmaya çalışmışlardır.

Fakat bu Gerçekler, isimleri dillerde, mucizetleri, kerametleri ve nefesleriyle her zaman bilindiler.

Her birini kesip, asıp, yüzüp şehit ederek veya sürgüne yollayarak varlıklarını yok etmeye çalıştılar.

Onların ışığını hiç bir zaman kimse söndüremez, sadece göç eden bedenleridir. Asla ruh ölmez, don (beden) değişir.  Don değişenler, evliyalık mertebesinde insanlık adına ışık tutan yol gösteren, kerametleri ve ibadetleriyle öncülük yaparak gelen evliyalardır. Allah’ın insanlığa gönderdiği lütuflardır. Gerçekler, memleketin dört bir yanından yetişerek gelirler ve gayba gittikten sonra da, bunların soyundan gelenler ocakzade olarak bilinirler. 


 
 

Tüm Hakları Saklıdır. © 2008 zohreana.com Design By Ana Tasarım
Bu site en iyi 1024x768 yoğunluk ve 32 bit derinlik ile izlenir.