Bolu Tekke-Işıklar Köyü Ümmü Kemal Ziyareti

Pir Zöhre Ana , 5 Eylül 2015 tarihinde, Bolu’nun Tekke-Işıklar köyünde türbesi bulunan Ehlibeyt Evliyası Ümmü Kemal pirimize sevenleriyle beraber bir ziyaret gerçekleştirdi. Zöhre Ana , bu türbe ziyaretinde pirimizin tüm yaşamlarını ve başından geçen olayları anlattı.

Ehlibeyt sohbetinden sonra , Hak aşkına semahlar dönüldü ve Hak lokmaları yenildi. Gece saatlerine kadar ibadetler devam etti. Bu tarifsiz güzelliği nasip eden Pir Zöhre Ana’ya ve ziyaretin sorunsuz bir şekilde gerçekleşmesini sağlayan Gazi ve Hasan beylere ve gönülden hizmet eden tüm değerli canlara teşekkürlerimiz i sunuyoruz.

Bu ziyarete 8 otobüs ve 50’ye yakın özel araçla katılan tüm canların ziyaretlerini Allah kabul etsin ve tekrarlarını nasip etsin inşaallah…

Ümmü Kemal’in Gerçek Yaşamı

Söylerim sözümü bilinmez oldu
Ümmü Kemal geldi görünmez oldu
Beytullah kapısında dirilmez oldu
Katibim Muhammed sevilmez oldu
***
Gel gidelim erenlerin bağına
Gül getirdim verdi bugün ağına
Sohbeti eyledim şafak divana
Erenler kapısında sözler bizimdir
***
Namazım Muhammed gülüm Âli’den
Abdestim derviştir sahip dilinden
Hoş seda getirdin Hakkın emrinden
Allah birdir ya Muhammed Ali dedirten
***
Dört kitap üstünde seyreden bizik
Ölmeden ölene gelenler bizik
Muhammed darında ezilen Erik
Kerbela şahına minnet eyledik
***
Söylesen sözümü Zöhre Ana bitmez
Kör olan gözler var, bizleri görmez
Can gözü açılmış hakikat bitmez
Kabe diyarında erişen bizik
***
Gül aldım elinden dererim birden
Muhammed bağına girmişim pirden
Deste deste gül eyledim Âli’den
Kokuyo Muhammed dalları bizim
***
Gel gidelim erenlerin pirine
Hoş Muhammed seda ettim yerine
Beytullah kapısı giren girene
Divanı Muhammed duranlar bizim
***
Seni senden beni benden soran var
Keramet ehlidir hakka duran yar
Yarımız Muhammed ahiri…

***

Rus döneminde Ehlibeyt ışıklarından ve asker şehidi olan Ümmü Kemal ismindeki yatan pirimiz Seyit Baba’dır. Batın ismi hakikatın yanında Seyit Baba,halk arasında Ümmü Kemal’dir.

Seyit Baba, Muhammed Ali soyundan Hz.Üseyin’in torunlarından, Bolu dağlarının karşısında orman içinde yer alan ve halk arasında Hayreddin-i Tokadi olarak bilinen batın ismi ise Yusuf’u Şah olan evliyanın oğludur.

Yüce pirimiz Zöhre Ana Seyit Baba pirimizin sırrına erdikten sonra ilk defa 1987 yılında türbesini ziyarete gelmiş aradan geçen 28 yıl sonra tekrar sevenleriyle beraber ziyaret etmiştir.

Seyit Baba türbesinin karşısında yer alan türbede pirin nişanı Ümmühan Ana yatmaktadır. Köyde asker şehidi olarak bilinmektedir.

Ehlibeyt evliyası olan Seyit Baba’nın birinci yaşamı Seyit Nizam’dır. İkincisi Seyit Baba, Üçüncüsü Ümmü Kemal , dördüncüsü Yusuf’u Yakup olarak Mısır’a giden pirdir. Beşincisi ise Tokat’ın Hubuyar köyünde yatan Aşır Baba’dır.

Seyit Baba’nın babası Seyit Nizam, annesi ise Gülfiye Ana’dır.

Üçüncü yaşamında İmam sıfatında Ümmü Kemal olarak gelen pirimiz yaşadığı dönemde kerametleri, ışıkları dilden dile yayılmıştır. At üstünde köy köy , diyar diyar gezerek ilmini, irfanını topluma anlatmıştır. Kemâl ismini alması; Allah’ın katına ermiş, sıfatına dervişlik kispesini giymiş, İmam Ali sıfatında Ehlibeyt nefeslerini, Allahın ilmi ile alıp döktüğü için Allah kemaline ermesidir. Hükmünün yüceliği; tartışılmaz şekilde cemalinin nurundan her tarafı bezenmiştir. Ümmü olması da ününün, şanının Allah tarafından yayılmasına delalettir ve Ümmü Kemal ismiyle ses vermiştir…

Ümmü Kemal pirimizin ünü Şeyh-ül İslam ‘ın kulağına kadar gitmiştir. Ancak şeyh bunu hazmedememiş ve cellatlarını göndermiştir ve demiştir ki : “Gelirse gelsin gelmez ise başını vurun.”
Cellatlar mübareğe vardıklarında Şeyhin talebini dile getirdiklerinde Seyit Baba “Bizim işimiz zorla değildir” diyerek Şeyh-ül İslam’ın mekanına gitmiştir. Şeyhin huzuruna vardığında Şeyh kalabalık bir cemaati toplamış onu bekliyordur. Cemaat; o dönemin zalimleridir ve Allah korkusu olmayan kişilerden meydana gelmiş, Onu kahkahalar atarak karşılamışlardı r.

Pir : ” Buyruğunuz nedir ?” diye sorar.
Kadı: ” Sizin ününüz,namınız çok yüceymiş, keramet sahibiymişsiniz , kerametlerinizi dilden dile söyleyenler var. Ben de meraklandım buraya çağırdım.”

Pir: “Peki, ne istiyorsun benden ?” diye sorar.
Kadı: “Burada bir abdest al bir de namaz kıl. Bakalım abdest almasını ve namaz kılmasını biliyor musun?”

Pir : ” Bu bizim için bir yudum su içmek gibidir, tabi alırım” diye söyler.

Bunun üzerine imansız bir Yezidi huzuruna meydana getiriyorlar. Eli arkasında, Ümmü Kemal’in karşısında kahkaha atarak, önemsemeyerek, saygısızlık yaparak mübareğe göster bakalım kerametini diye söylerler.

Pir : ” Peki, ne istiyorsunuz.” diye sorar.

Kadı: ” Bu kişiyi musalla taşına yatıracağız, buna cenaze namazı kıldıracaksın, kerametini göstereceksin.” der.

Pir : ” Allah ile şaka yapılmaz, Allah’ın hükmüne kimse karışamaz, O Allah’a yakışan birşeydir, beni zorlamayın, belki zararı siz göreceksiniz” diye söyler

İmansız Yezidi musalla taşına yatırırlar. Ancak Ümmü Kemal “Ben taşı kabul etmem, sal getirin “ der. Sonra sallar üzerinde ( iki ağaç üzerinde ) bir çul parçasının üzerine yatırırlar öylece…

Namazı kılarken Pirimiz :” Ben bunu ölüsüne mi kılayım, diri mi istiyorsunuz?” der.

Onlar da der ki : “Ölüsüne kıl”

Mübarek 3 defa aynı soruyu sorar ” Ben bunu ölümü kılayım, dirimi kılayım?”

Onlar yine der ki “Ölüsüne kıl”

Pir : ” Ben günahkar kul değilim !.. Sizin günahlarınıza ortak etmeyin ! Sizin dediğinizi yapmayacağım” der.

Oradakiler yapacaksın diyerek mübareğin boğazına bıçağı dayıyorlar. Ya kafanı alacağız ya da bunun namazını kılacaksın !..

Pirimiz de “Ya Allah Ya Muhammed Ya Ali “ diyerek Hakka sığınıyor. Daha namazını bitirmeden imansız Yezid musalla taşında çatlıyor ve ölüyor.

Bunun üzerine Ümmü Kemal diye haykırıyorlar ve mübareğe daha da dokunmuyorlar, bırakıyorlar.

***

Türbe Ziyaretleri

Yorum yazın