<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Yaşayan Tek Alevi Piri Zöhre Ana</title>
	<atom:link href="http://www.zohreana.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.zohreana.com</link>
	<description>ALİ&#039;SİZ YOL YÜRÜNMEZ</description>
	<lastBuildDate>Fri, 18 May 2012 23:15:25 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.2</generator>
		<item>
		<title>19 Mayıs “Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı” Kutlu Olsun</title>
		<link>http://www.zohreana.com/19-mayis-ataturku-anma-genclik-ve-spor-bayrami-kutlu-olsun.html</link>
		<comments>http://www.zohreana.com/19-mayis-ataturku-anma-genclik-ve-spor-bayrami-kutlu-olsun.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 May 2012 22:30:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel Haber]]></category>
		<category><![CDATA[19 Mayıs “Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı” Kutlu Olsun]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.zohreana.com/?p=1093</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Atatürk, o an birlikte çalışmakta olduğu Afet inan’a döndü ve yanıtını onun da izlemesini istediği bir el hareketi yaptı: “Benim doğum günümün, 19 Mayıs olduğunu bildiriniz” dedi. Genel Sekreter Soyak,...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3 style="text-align: center;"><cite>&#8220;Atatürk, o an birlikte çalışmakta olduğu Afet inan’a döndü<br />
ve yanıtını onun da izlemesini istediği bir el hareketi yaptı:<br />
“Benim doğum günümün, 19 Mayıs olduğunu bildiriniz” dedi.<br />
Genel Sekreter Soyak, Atatürk’ün bu yanıtını elindeki kağıdın alt<br />
bölümündeki boşluğa kurşun kalemle şöyle not etti:<br />
“Cumhurbaşkanı Atatürk’ün doğum tarihi, 19 Mayıs 1881’dir.”</cite></h3>
<p>&nbsp;</p>
<p>19 Mayıs 1919; evrensel sömürgecilik, ülkesel tutsaklık ve bağnazlığa karşı yaman bir başkaldırıdır. Sevr’den Lozan’a giden yoldur. Cumhuriyet ve devrim için, halkçı-devletçi bir gelecek adına, ulusalcı ve laik amaçlar uğruna “tam bağımsızlık” adımı o gün atılmıştır. O halde onurlu bir irade; siyasal, sosyo-ekonomik ve kültürel bilinçle 19 Mayıs’lara yılmadan sahip çıkmalıdır.</p>
<p>Şanlı Anadolu ihtilali; kapitalizm temeli üzerine oturan emperyalist sarkmaya karşı görkemli bir yenginin, tarihsel ve misilsiz destanıdır. “Mazlum” uluslar hesabına yazılan “kutsal” bir isyandır. “Misakı Milli (Ulusal Ant)” ilkesinde birleşen; soyu, din ve mezhebi ne olursa olsun “Küçük Asya’yı” anayurt edinerek kendilerini ulus kabul edenler, canları pahasına bağımsızlık kazanmışlardır. Etnik ve ümmetçi saplantıları da dışlayan üniter eksenli halkçı bir kalkışma, 19 Mayıs 1919 tarihinde artık bu ülkenin karakteridir.</p>
<p>Mustafa Kemal’e göre: “Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran halka, Türk ulusu denir”. Kökleri bir ölçüde değişik ama Anadolu’da birlikte yaşam kurabilenler, bu kapsamdadır. Tarih, coğrafya, ortak kültür ve söylem ilişkileriyle örülmüş yurttaşlık üzerinde Cumhuriyet’in ulusal çatısı kurulmuştur.</p>
<p>Devrimci düşünyapı; toplumun; ilerici kıstaslardaki dirlik ve esenliğini öngörür. Hanedanlığı ve zümreciliği yadsıyan, halk egemenliğini savunur. Ülke toprakları üzerinde tasa ve kıvançta beraberlik, genel ahlak anlayışı, tarihsel derinlikten gelen insani mutluluklara yönelmiş ideal birliği, yaşamsal bilinci oluşturur. 19 Mayıs’ların kıvanç verici özgün gerçeği, işte bu anlayışta belirir.</p>
<p>Mustafa Kemal ve bir avuç kahramanın, emperyalizme ve onun yerli uşaklarına karşı isyan ateşini yakmak için Samsun’a çıkışının 93. yıldönümünü yeniden kutluyor ve diyoruz ki her ne ve kim olursa olsun Mustafa Kemal Atatürk&#8217;ün ışığını kimse söndüremez ve onun adını kimse tarihten silemez.</p>
<p>Mustafa Kemal adı sadece bir isim değildir !..Mustafa Kemal veya Atatürk bitmeyen,tükenmeyen bir fikri temsil eder. O fikir ki yurdun üstüne doğan bir güneş gibi her girdiği karanlığı aydınlatır,her girdiği ruhu temizler&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<div id="crp_related"><h3>Benzer Konular:</h3><ul><li><a href="http://www.zohreana.com/alisiz-aleviligin-cakal-postu-ataturksuz-alevilik.html" rel="bookmark" class="crp_title">Alisiz Aleviliğin Çakal Postu: Atatürk&#8217;süz Alevilik&#8230;.</a></li><li><a href="http://www.zohreana.com/23-nisan-ulusal-egemenlik-ve-cocuk-bayrami-coskuyla-kutlandi.html" rel="bookmark" class="crp_title">23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Coşkuyla Kutlandı</a></li><li><a href="http://www.zohreana.com/zohre-ana-onderliginde-anitkabir-ziyareti-gerceklestirildi.html" rel="bookmark" class="crp_title">Zöhre Ana önderliğinde Anıtkabir Ziyareti gerçekleştirildi</a></li><li><a href="http://www.zohreana.com/23-nisan-ulusal-egemenlik-ve-cocuk-bayrami-kutlu-olsun.html" rel="bookmark" class="crp_title">23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Kutlu Olsun.</a></li><li><a href="http://www.zohreana.com/10-kasim-2009anitkabirde-ataturk%e2%80%99un-huzurundayiz.html" rel="bookmark" class="crp_title">10 Kasım 2009,Anıtkabir&#8217;de Atatürk’ün huzurundayız</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.zohreana.com/19-mayis-ataturku-anma-genclik-ve-spor-bayrami-kutlu-olsun.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tüm Ehlibeyt ANA&#8217;larının ve Annelerin &#8220;Anneler Gününü&#8221; Kutluyoruz&#8230;</title>
		<link>http://www.zohreana.com/tum-ehlibeyt-analarinin-ve-annelerin-anneler-gununu-kutluyoruz.html</link>
		<comments>http://www.zohreana.com/tum-ehlibeyt-analarinin-ve-annelerin-anneler-gununu-kutluyoruz.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 12 May 2012 21:49:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Anneler Gününüz Kutlu Olsun...]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.zohreana.com/?p=1080</guid>
		<description><![CDATA[Bizi dünyaya getiren,her zaman yanımızda olan, sevgisi ve şefkatiyle koşulsuz yaklaşan annelerimiz vardır. Bir de Hak Muhammed Ali yolunun &#8220;Ana&#8221; ları vardır. O Ana&#8217;lar ki Ehlibeytin ışığıdırlar ve bâtının ateşini...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bizi dünyaya getiren,her zaman yanımızda olan, sevgisi ve şefkatiyle koşulsuz yaklaşan annelerimiz vardır.</p>
<p>Bir de Hak Muhammed Ali yolunun &#8220;Ana&#8221; ları vardır. O Ana&#8217;lar ki Ehlibeytin ışığıdırlar ve bâtının ateşini Zahirde yakarlar,Haktan alıp halka verirler,İnancıyla ibadetiyle insanlar arasında ayrım yapmadan toplumun önüne düşer rehber olurlar,Hak istediği an serlerinden geçerler&#8230;</p>
<p>21.yüzyılda,ahir zamanda Ehlibeytin ışığı da Pir Zöhre Ana&#8217;dır.</p>
<p>Yüce Pirim sizin varlığınız sayesinde Hak Muhammed Ali yolunun büyüklüğünü, güzelliklerini, inancını ve ibadetlerini öğrendik. Sizin sevginiz,şefkatiniz,öğretmenliğiniz bizlere her daim güç verdi ve yol gösterdi.</p>
<p>Pirim anneler gününüzü kutlar,niyazlarımızı ve şükranlarımızı sunarız&#8230;</p>
<p>Ayrıca Evlatlarını vatan uğruna şehit veren anneler ve emektar annelerin de bu özel günlerini kutluyoruz.</p>
<p><a href="http://www.zohreana.com/tum-ehlibeyt-analarinin-ve-annelerin-anneler-gununu-kutluyoruz.html"><em>Click here to view the embedded video.</em></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<div id="crp_related"><h3>Benzer Konular:</h3><ul><li><a href="http://www.zohreana.com/pir-zohre-ana-24-aralikta-istanbulda-ehlibeyt-sohbeti-yapti.html" rel="bookmark" class="crp_title">Pir Zöhre Ana 24 Aralık&#8217;ta İstanbul&#8217;da Erenler Cem Evinde Ehlibeyt Sohbeti yaptı</a></li><li><a href="http://www.zohreana.com/2012mutlu-yillar.html" rel="bookmark" class="crp_title">2012,Mutlu Yıllar</a></li><li><a href="http://www.zohreana.com/maras-katliami-24-aralik-1978.html" rel="bookmark" class="crp_title">Maraş Katliamı 24 Aralık 1978</a></li><li><a href="http://www.zohreana.com/pir-zohre-ana-istanbulda-ehlibeyt-sohbeti-yapacak.html" rel="bookmark" class="crp_title">Pir Zöhre Ana İstanbul&#8217;da Ehlibeyt Sohbeti Yapacak</a></li><li><a href="http://www.zohreana.com/pir-zohre-ana-istanbul-umraniye-cem-evinde.html" rel="bookmark" class="crp_title">Pir Zöhre Ana İstanbul Ümraniye Cem Evinde</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.zohreana.com/tum-ehlibeyt-analarinin-ve-annelerin-anneler-gununu-kutluyoruz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Coşkuyla Kutlandı</title>
		<link>http://www.zohreana.com/23-nisan-ulusal-egemenlik-ve-cocuk-bayrami-coskuyla-kutlandi.html</link>
		<comments>http://www.zohreana.com/23-nisan-ulusal-egemenlik-ve-cocuk-bayrami-coskuyla-kutlandi.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 May 2012 18:50:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sosyal Faaliyetler]]></category>
		<category><![CDATA[23 Nisan etkinlikleri]]></category>
		<category><![CDATA[23 Nisan Gösterileri]]></category>
		<category><![CDATA[23 Nisan kıyafetleri]]></category>
		<category><![CDATA[23 Nisan ve Atatürk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.zohreana.com/?p=1053</guid>
		<description><![CDATA[Büyük Önder Atatürk’ün düşüncesinde çocuklar, milletin geleceğidir. Onlara duyduğu sarsılmaz güvenin ve büyük sevginin ifadesi olarak, millî bayramımız olan 23 Nisan’ı çocuklara armağan etmiştir. Tarihimizin gurur dolu sayfalarının yeni nesillerce...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Büyük Önder Atatürk’ün düşüncesinde çocuklar, milletin geleceğidir. Onlara duyduğu sarsılmaz güvenin ve büyük sevginin ifadesi olarak, millî bayramımız olan 23 Nisan’ı çocuklara armağan etmiştir. Tarihimizin gurur dolu sayfalarının yeni nesillerce öğrenilmesi ve Türk Devleti’nin devamını emanet edeceğimiz yeni Cumhuriyet bekçilerinin bu bilinçle yetişmesi amacıyla 23 Nisan, önemli birer vesiledir.Milletimize ve bütün çocuklara kutlu olsun.</p>
<p>23 Nisan dolayısıyla Pir Zöhre Ana’mızın mekânında coşkulu bir kutlama töreni gerçekleşti.</p>
<p>&nbsp;</p>

<a href='http://www.zohreana.com/23-nisan-ulusal-egemenlik-ve-cocuk-bayrami-coskuyla-kutlandi.html/samsung-digital-camera' title='23 Nisan Gösterileri'><img width="150" height="150" src="http://www.zohreana.com/wp-content/uploads/2012/05/1-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail colorbox-1053" alt="1 150x150 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Coşkuyla Kutlandı" title="23 Nisan Gösterileri" /></a>
<a href='http://www.zohreana.com/23-nisan-ulusal-egemenlik-ve-cocuk-bayrami-coskuyla-kutlandi.html/samsung-digital-camera-2' title='23 Nisan Gösterileri'><img width="150" height="150" src="http://www.zohreana.com/wp-content/uploads/2012/05/2-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail colorbox-1053" alt="2 150x150 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Coşkuyla Kutlandı" title="23 Nisan Gösterileri" /></a>
<a href='http://www.zohreana.com/23-nisan-ulusal-egemenlik-ve-cocuk-bayrami-coskuyla-kutlandi.html/samsung-digital-camera-3' title='23 Nisan Gösterileri'><img width="150" height="150" src="http://www.zohreana.com/wp-content/uploads/2012/05/3-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail colorbox-1053" alt="3 150x150 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Coşkuyla Kutlandı" title="23 Nisan Gösterileri" /></a>
<a href='http://www.zohreana.com/23-nisan-ulusal-egemenlik-ve-cocuk-bayrami-coskuyla-kutlandi.html/samsung-digital-camera-4' title='23 Nisan Gösterileri'><img width="150" height="150" src="http://www.zohreana.com/wp-content/uploads/2012/05/4-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail colorbox-1053" alt="4 150x150 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Coşkuyla Kutlandı" title="23 Nisan Gösterileri" /></a>
<a href='http://www.zohreana.com/23-nisan-ulusal-egemenlik-ve-cocuk-bayrami-coskuyla-kutlandi.html/samsung-digital-camera-5' title='23 Nisan Gösterileri'><img width="150" height="150" src="http://www.zohreana.com/wp-content/uploads/2012/05/5-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail colorbox-1053" alt="5 150x150 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Coşkuyla Kutlandı" title="23 Nisan Gösterileri" /></a>
<a href='http://www.zohreana.com/23-nisan-ulusal-egemenlik-ve-cocuk-bayrami-coskuyla-kutlandi.html/samsung-digital-camera-6' title='23 Nisan Gösterileri'><img width="150" height="150" src="http://www.zohreana.com/wp-content/uploads/2012/05/6-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail colorbox-1053" alt="6 150x150 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Coşkuyla Kutlandı" title="23 Nisan Gösterileri" /></a>
<a href='http://www.zohreana.com/23-nisan-ulusal-egemenlik-ve-cocuk-bayrami-coskuyla-kutlandi.html/samsung-digital-camera-7' title='23 Nisan Gösterileri'><img width="150" height="150" src="http://www.zohreana.com/wp-content/uploads/2012/05/7-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail colorbox-1053" alt="7 150x150 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Coşkuyla Kutlandı" title="23 Nisan Gösterileri" /></a>
<a href='http://www.zohreana.com/23-nisan-ulusal-egemenlik-ve-cocuk-bayrami-coskuyla-kutlandi.html/samsung-digital-camera-8' title='23 Nisan Gösterileri'><img width="150" height="150" src="http://www.zohreana.com/wp-content/uploads/2012/05/8-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail colorbox-1053" alt="8 150x150 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Coşkuyla Kutlandı" title="23 Nisan Gösterileri" /></a>
<a href='http://www.zohreana.com/23-nisan-ulusal-egemenlik-ve-cocuk-bayrami-coskuyla-kutlandi.html/samsung-digital-camera-9' title='23 Nisan Gösterileri'><img width="150" height="150" src="http://www.zohreana.com/wp-content/uploads/2012/05/9-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail colorbox-1053" alt="9 150x150 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Coşkuyla Kutlandı" title="23 Nisan Gösterileri" /></a>
<a href='http://www.zohreana.com/23-nisan-ulusal-egemenlik-ve-cocuk-bayrami-coskuyla-kutlandi.html/samsung-digital-camera-10' title='23 Nisan Gösterileri'><img width="150" height="150" src="http://www.zohreana.com/wp-content/uploads/2012/05/10-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail colorbox-1053" alt="10 150x150 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Coşkuyla Kutlandı" title="23 Nisan Gösterileri" /></a>
<a href='http://www.zohreana.com/23-nisan-ulusal-egemenlik-ve-cocuk-bayrami-coskuyla-kutlandi.html/samsung-digital-camera-11' title='23 Nisan Gösterileri'><img width="150" height="150" src="http://www.zohreana.com/wp-content/uploads/2012/05/11-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail colorbox-1053" alt="11 150x150 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Coşkuyla Kutlandı" title="23 Nisan Gösterileri" /></a>
<a href='http://www.zohreana.com/23-nisan-ulusal-egemenlik-ve-cocuk-bayrami-coskuyla-kutlandi.html/samsung-digital-camera-12' title='23 Nisan Gösterileri'><img width="150" height="150" src="http://www.zohreana.com/wp-content/uploads/2012/05/12-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail colorbox-1053" alt="12 150x150 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Coşkuyla Kutlandı" title="23 Nisan Gösterileri" /></a>
<a href='http://www.zohreana.com/23-nisan-ulusal-egemenlik-ve-cocuk-bayrami-coskuyla-kutlandi.html/samsung-digital-camera-13' title='23 Nisan Gösterileri'><img width="150" height="150" src="http://www.zohreana.com/wp-content/uploads/2012/05/13-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail colorbox-1053" alt="13 150x150 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Coşkuyla Kutlandı" title="23 Nisan Gösterileri" /></a>
<a href='http://www.zohreana.com/23-nisan-ulusal-egemenlik-ve-cocuk-bayrami-coskuyla-kutlandi.html/samsung-digital-camera-14' title='23 Nisan Gösterileri'><img width="150" height="150" src="http://www.zohreana.com/wp-content/uploads/2012/05/14-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail colorbox-1053" alt="14 150x150 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Coşkuyla Kutlandı" title="23 Nisan Gösterileri" /></a>
<a href='http://www.zohreana.com/23-nisan-ulusal-egemenlik-ve-cocuk-bayrami-coskuyla-kutlandi.html/samsung-digital-camera-15' title='23 Nisan Gösterileri'><img width="150" height="150" src="http://www.zohreana.com/wp-content/uploads/2012/05/15-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail colorbox-1053" alt="15 150x150 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Coşkuyla Kutlandı" title="23 Nisan Gösterileri" /></a>
<a href='http://www.zohreana.com/23-nisan-ulusal-egemenlik-ve-cocuk-bayrami-coskuyla-kutlandi.html/samsung-digital-camera-16' title='23 Nisan Gösterileri'><img width="150" height="150" src="http://www.zohreana.com/wp-content/uploads/2012/05/16-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail colorbox-1053" alt="16 150x150 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Coşkuyla Kutlandı" title="23 Nisan Gösterileri" /></a>
<a href='http://www.zohreana.com/23-nisan-ulusal-egemenlik-ve-cocuk-bayrami-coskuyla-kutlandi.html/samsung-digital-camera-17' title='23 Nisan Gösterileri'><img width="150" height="150" src="http://www.zohreana.com/wp-content/uploads/2012/05/17-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail colorbox-1053" alt="17 150x150 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Coşkuyla Kutlandı" title="23 Nisan Gösterileri" /></a>
<a href='http://www.zohreana.com/23-nisan-ulusal-egemenlik-ve-cocuk-bayrami-coskuyla-kutlandi.html/samsung-digital-camera-18' title='23 Nisan Gösterileri'><img width="150" height="150" src="http://www.zohreana.com/wp-content/uploads/2012/05/18-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail colorbox-1053" alt="18 150x150 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Coşkuyla Kutlandı" title="23 Nisan Gösterileri" /></a>
<a href='http://www.zohreana.com/23-nisan-ulusal-egemenlik-ve-cocuk-bayrami-coskuyla-kutlandi.html/samsung-digital-camera-19' title='23 Nisan Gösterileri'><img width="150" height="150" src="http://www.zohreana.com/wp-content/uploads/2012/05/19-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail colorbox-1053" alt="19 150x150 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Coşkuyla Kutlandı" title="23 Nisan Gösterileri" /></a>
<a href='http://www.zohreana.com/23-nisan-ulusal-egemenlik-ve-cocuk-bayrami-coskuyla-kutlandi.html/samsung-digital-camera-20' title='23 Nisan Gösterileri'><img width="150" height="150" src="http://www.zohreana.com/wp-content/uploads/2012/05/20-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail colorbox-1053" alt="20 150x150 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Coşkuyla Kutlandı" title="23 Nisan Gösterileri" /></a>
<a href='http://www.zohreana.com/23-nisan-ulusal-egemenlik-ve-cocuk-bayrami-coskuyla-kutlandi.html/samsung-digital-camera-21' title='SAMSUNG DIGITAL CAMERA'><img width="150" height="150" src="http://www.zohreana.com/wp-content/uploads/2012/05/191-150x150.jpg" class="attachment-thumbnail colorbox-1053" alt="191 150x150 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Coşkuyla Kutlandı" title="SAMSUNG DIGITAL CAMERA" /></a>

<div id="crp_related"><h3>Benzer Konular:</h3><ul><li><a href="http://www.zohreana.com/23-nisan-ulusal-egemenlik-ve-cocuk-bayrami-kutlu-olsun.html" rel="bookmark" class="crp_title">23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Kutlu Olsun.</a></li><li><a href="http://www.zohreana.com/pir-zohre-ana-tarafindan-gerceklestirilen-dugunnisan-ve-kina-torenleri.html" rel="bookmark" class="crp_title">Pir Zöhre Ana tarafından gerçekleştirilen düğün,nişan ve kına törenleri</a></li><li><a href="http://www.zohreana.com/19-mayis-ataturku-anma-genclik-ve-spor-bayrami-kutlu-olsun.html" rel="bookmark" class="crp_title">19 Mayıs “Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı” Kutlu Olsun</a></li><li><a href="http://www.zohreana.com/alisiz-aleviligin-cakal-postu-ataturksuz-alevilik.html" rel="bookmark" class="crp_title">Alisiz Aleviliğin Çakal Postu: Atatürk&#8217;süz Alevilik&#8230;.</a></li><li><a href="http://www.zohreana.com/yeni-kusak-sahnesi-sevgili-doktor-tiyatro-oyunu.html" rel="bookmark" class="crp_title">Yeni Kuşak Sahnesi &#8220;Sevgili Doktor&#8221; Tiyatro Oyunu</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.zohreana.com/23-nisan-ulusal-egemenlik-ve-cocuk-bayrami-coskuyla-kutlandi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Kutlu Olsun.</title>
		<link>http://www.zohreana.com/23-nisan-ulusal-egemenlik-ve-cocuk-bayrami-kutlu-olsun.html</link>
		<comments>http://www.zohreana.com/23-nisan-ulusal-egemenlik-ve-cocuk-bayrami-kutlu-olsun.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 22 Apr 2012 21:00:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel Haber]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.zohreana.com/?p=1049</guid>
		<description><![CDATA[Tarihin akışı içerisinde, milletlerin kaderinde olumlu veya olumsuz olarak etkili olan binlerce devlet adamı yer almıştır. Bugün bunların pek çoğunun bırakınız eserlerini, isimlerini dahi hatırlayamazsınız. Hatta insanlık tarihinin hafızasını oluşturan...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Tarihin akışı içerisinde, milletlerin kaderinde olumlu veya olumsuz olarak etkili olan binlerce devlet adamı yer almıştır. Bugün bunların pek çoğunun bırakınız eserlerini, isimlerini dahi hatırlayamazsınız. Hatta insanlık tarihinin hafızasını oluşturan tarih bile, zaman içerisinde yaşayan yüzlerce isme yer vermeye dahi ihtiyaç duymaz hale gelmiştir.</p>
<p>Oysa Cumhuriyetimizin kurucusu, ulu önderimiz Atatürk gibi devlet adamı ve halk kahramanları, bıraktıkları eserler ve bu eserlere sahip çıkan milyonlarla sonsuza kadar yaşayacaklardır . Atatürk gibi kahramanları farklı kılan ve tarihe altın harflerle yazdıran gerçek de budur.</p>
<p>Cumhuriyetimizin kurucusu ulu önderimiz Atatürk’ü büyük kılan sadece bıraktığı eserler değildir. Aynı zamanda yıllar öncesinden bugünü okuyabilmesi ve bugünlerimize de ışık tutan adımları atarak, ülkemize çağdaş medeniyetin yolunu açması da Atatürk’ü büyük ve diğer liderlerden farklı kılan bir başka özelliğidir.</p>
<p>Bu nedenle Atatürk’ü ve bizlere emanet ettiği büyük eseri sonsuza kadar yaşatma hususundaki kararlılığımızı , nedenleriyle birlikte çocuklarımıza anlatmalıyız. Anlatmalıyız ki, gelecek kuşaklar uyanık, kararlı ve bilinçli olabilsinler. Tarihi mirasımızı koruma ve kollama konusundaki ödevlerini yerine getirebilsinler .</p>
<p>Bu duygularla, bütün çocuklarımızın 23 Nisan Bayramını kutluyor, hepsine sevgilerimizi sunuyoruz&#8230;</p>
<p><strong><span style="color: red;">23 Nisan dolayısıyla Pir Zöhre Ana&#8217;mızın mekânında saat 13:30&#8242;da bir kutlama töreni olacaktır. Miniklerin hazırlamış olduğu bu coşkuya bütün canlar davetlidir. </span></strong></p>
<div id="crp_related"><h3>Benzer Konular:</h3><ul><li><a href="http://www.zohreana.com/23-nisan-ulusal-egemenlik-ve-cocuk-bayrami-coskuyla-kutlandi.html" rel="bookmark" class="crp_title">23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Coşkuyla Kutlandı</a></li><li><a href="http://www.zohreana.com/10-kasim-ataturkun-yasi-matemi.html" rel="bookmark" class="crp_title">10 Kasım Atatürk&#8217;ün Yası Matemi</a></li><li><a href="http://www.zohreana.com/zohre-ana-onderliginde-anitkabir-ziyareti-gerceklestirildi.html" rel="bookmark" class="crp_title">Zöhre Ana önderliğinde Anıtkabir Ziyareti gerçekleştirildi</a></li><li><a href="http://www.zohreana.com/10-kasim-2009anitkabirde-ataturk%e2%80%99un-huzurundayiz.html" rel="bookmark" class="crp_title">10 Kasım 2009,Anıtkabir&#8217;de Atatürk’ün huzurundayız</a></li><li><a href="http://www.zohreana.com/alisiz-aleviligin-cakal-postu-ataturksuz-alevilik.html" rel="bookmark" class="crp_title">Alisiz Aleviliğin Çakal Postu: Atatürk&#8217;süz Alevilik&#8230;.</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.zohreana.com/23-nisan-ulusal-egemenlik-ve-cocuk-bayrami-kutlu-olsun.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>18 mart Çanakkale Zaferi</title>
		<link>http://www.zohreana.com/18-mart-canakkale-zaferi.html</link>
		<comments>http://www.zohreana.com/18-mart-canakkale-zaferi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 18 Mar 2012 12:34:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel Haber]]></category>
		<category><![CDATA[18 Mart Çanakkale Zaferi]]></category>
		<category><![CDATA[18 Mart Çanakkale Zaferi ile ilgili yazı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.zohreana.com/?p=1031</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Çanakkale Savaşı, demir ve çeliğin, insan gücünü ve cesaretini yenemeyeceğini ve vatan sevgisini öldüremeyeceğini, yıldıramayacağını bütün dünyaya kanıtlamıştır. Bu savaş, milletçe uyanışımızın gerçek başlangıcı olmuştur. Mustafa Kemal Arıburnun&#8217;dan, Anafartalar&#8217;dan, Kocaçimen&#8217;in...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">&#8220;<strong><a title="çanakkale ziyaretimiz" href="http://www.zohreana.com/canakkale-ziyaretimiz.html" target="_blank">Çanakkale Savaşı</a></strong>, demir ve çeliğin, insan gücünü ve cesaretini yenemeyeceğini ve vatan sevgisini öldüremeyeceğini, yıldıramayacağını bütün dünyaya kanıtlamıştır. Bu savaş, milletçe uyanışımızın gerçek başlangıcı olmuştur. Mustafa Kemal Arıburnun&#8217;dan, Anafartalar&#8217;dan, Kocaçimen&#8217;in şahekasından bir güneş gibi doğmuştu. Çanakkale&#8217;de feda edilen Türk kanı, Türk istiklâlinin ve Cumhuriyeti&#8217;nin harcına karışmıştı.&#8221;<strong></strong></p>
<p>Şehitlerimizin ve gazilerimizin aziz hatırları önünde şükranla eğiliyoruz.</p>
<div align="center"><cite><strong>DUR YOLCU!<br />
BİLMEDEN GELİP BASTIĞIN<br />
BU TOPRAK,<br />
BİR DEVRİN BATTIĞI YERDİR.<br />
EĞİL DE KULAK VER,<br />
BU SESSİZ YIĞIN<br />
BİR VATAN KALBİNİN ATTIĞI YERDİR.</strong></cite></div>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: center;">&#8220;Ben size taarruzu emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman zarfında yerimize başka kuvvetler gelir, başka komutanlar hâkim olabilir&#8221;<strong><br />
<span style="color: #ff0000;">25 Nisan 1915 / Conkbayırı / Mustafa Kemal</span></strong></p>
<p style="text-align: center;" align="right">&#8220;Benimle beraber burada muharebe eden askerler kesin olarak bilmelidir ki, bize verilen namus görevini eksiksiz yapmak için bir adım geri gitmek yoktur. Uyku, dinlenme aramanın, bu dinlenmeden yalnız bizim değil, bütün milletimizin sonsuza kadar mahrum kalmasına sebep olacağını hepinize hatırlatırım.&#8221;<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>3 Mayıs 1915 / Arıburnu / Mustafa Kemal</strong></span></p>
<p style="text-align: center;" align="right"><strong>&#8220;İngiltere Harbiye Bakanlığına,</strong><br />
Niçin geriye çekildiğimizi soruyorsunuz, bütün gerçeği tüm açıklığı ile size bildirmek isterim. Çok cesur muharebe eden, en iyi sevk ve idare edilen asil Türk Ordusunun ve Albay Mustafa Kemal gibi dahi bir komutanın karşısında bulunuyoruz. Bunu hiçbir zaman unutmayalım.&#8221;<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>General Hamilton</strong></span><br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Çanakkale İngiliz Başkomutanı</strong></span><br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>17 Ağustos 1915</strong></span></p>
<hr />
<p style="text-align: left;" align="right"><strong>ATATÜRK, 18 MART ÇANAKKALE ZAFERİNİ ANLATIYOR</strong></p>
<p style="text-align: left;" align="right">&#8221; Bu tamamen bahri bir harekettir. Sahil müdafaası Cevat Paşa Hazretleri&#8217;nin tahtı emrinde bulunuyordu. Benim bu hareketle alakam dolayısıyladır. Yalnız 18 Mart gününün sabahı Cevdet Paşa Hazretleri Maydos&#8217;ta bulunan karargahıma gelmişti. Kendisine Seddülbahir sahil mıntıkasındaki tertibatı göstermek üzere beraber Kirte&#8217;ye gittik. Oraya vardığım zaman düşman donanmasının açtığı ateşin altında kaldık. Mezkûr mıntıkanın muhafazasına memur 26. Alay Kumandanı&#8217;na icap eden talimatı şifaiyemi verdim. Ve Cevat Paşa ile bulunabilmek için Maydos&#8217;a döndük.</p>
<p style="text-align: left;">O gün sahil bataryalarımızda bulunan askerler, zabitler ve kumandanlar cidden şayanı takdir bir fedakârlıkla, hani cesaretin, tevekkülün azamiyesiyle sonuna kadar toplarını kullanmışlar, vazifelerini ifa etmişlerdir. Düşünün ki birçok çökmeler, infilaklar, yangınlar, zayiat arasında bunlar hiç titremeden vazifelerini yapmışlardır.&#8221;</p>
<p style="text-align: left;"><strong>MEHMETÇİĞİN, ÇANAKKALE SAVAŞI&#8217;NI KAZANDIRAN YÜKSEK KARAKTERİ !..</strong></p>
<p style="text-align: left;">Bombasırtı Olayı ( 14 Mayıs 1915 ) çok önemli ve dünya harp tarihinde eşine rastlanması mümkün olmayan birhadisedir. Karşılıklı siperler arasında mesafe 8 metre, yani ölüm muhakkak: Birinci siperlerdekilerin hiçbirisi kurtulamamacasına hepsi düşüyor. İkinci siperdekiler yıldırım gibi onların yerine gidiyor. Fakat ne kadar imrenilecek bir soğukkanlılık ve tevekkülle biliyor musunuz? Bomba, şarapnel, kurşun yağmuru altında öleni görüyor, üç dakikaya kadar öleceğini biliyor ve en ufak bir çekinme bile göstermiyor. Sarsılma yok. Okuma bilenler Kur&#8217;an-ı Kerim okuyor ve Cennet&#8217;e gitmeye hazırlanıyor. Bilmeyenlerse Kelime-i Şahadet getiriyor ve ezan okuyarak yürüyorlar. Sıcak cehennem gibi kaynıyor. 20 düşmana karşı her siperde bir nefer süngüyle çarpışıyor. Ölüyor, öldürüyor. İşte bu Türk askerindeki ruh kuvvetini gösteren dünyanın hiçbir askerinde bulunmayan tebrike değer bir örnektir. Emin olmalısınız ki Çanakkale Muharebeleri&#8217;ni kazandıran bu yüksek ruhtur.&#8221;</p>
<p style="text-align: right;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Mustafa Kemal</strong></span></p>
<p style="text-align: left;"><strong>MUSTAFA KEMAL&#8217;İN YÜCE MİLLETİMİZE BAĞIŞLANDIĞI AN</strong></p>
<p style="text-align: left;">&#8220;10 Ağustos 1915. Conkbayırı&#8217;nı almak ve bütün boğaza hâkim olmak için İngilizler 20.000 kişilik bir kuvvetle günlerce kazdıkları siperlere yerleşmişler, hücum anını bekliyorlardı. Gecenin karanlığı tamamen kalkmış, tan ağarmak üzereydi. 8. Tümen komutanı ve diğer subaylarını çağırdım.</p>
<p style="text-align: left;">Mutlaka düşmanı mağlup edeceğinize inanıyorum. Ancak siz acele etmeyin, evvela ben ileri gideyim, size ben kırbacımla işaret verdiğim zaman hep birlikte atılırsınız. Bu durumdan askerlerini de haberdar etmelerini istedim. Hücum baskın tarzında olacaktı. Sakin adımlarla ve süzülerek düşmana 20 &#8211; 30 m. yaklaştım. Binlerce askerin bulunduğu Conkbayırı&#8217;nda çıt çıkmıyordu. Dudaklar sessizce bu sıcak gecede dua ediyordu. Kontrol ettim. Kırbacımı başımın üstünde kaldırıp çevirdim ve birden aşağı indirdim. Saat 04.30&#8242;da kıyametler kopmuştu. İngilizler neye uğradıklarını şaşırmıştı. Allah Allah sesleri bütün cephelerde, karanlıkta gökleri yırtıyordu.</p>
<p style="text-align: left;">Her taraf duman içinde ve heyecan her yere hâkim olmuştu. Düşmanın topçu ateşi gülleleri büyük çukurlar açıyor, her tarafa şarapnel ve kurşun yağıyordu. Büyük bir şarapnel parçası tam kalbimin üzerine çarptı, sarsıldım, elimi göğsüme götürdüm, kan akmıyordu. Olayı Yarbay Servet Bey&#8217;den başka kimse görmemişti. Ona parmağımla susmasını emrettim. Çünkü vurulduğumun duyulması bütün cephelerde panik yaratabilirdi. Kalbimin üzerinde cebimde bulunan saat paramparça olmuştu. O gün akşama kadar birliklerin başında daha hırslı olarak çarpıştım. Yalnız bu şarapnel vücudumda kalbimin üzerinde aylarca gitmeyen derin bir kan lekesi bırakmıştı.</p>
<p style="text-align: left;">Aynı gün gece, yani 10 Ağustos günü, beni mutlak ölümden kurtaran ve parçalanan saatimi Ordu Komutanı Liman Von Sanders Paşa&#8217;ya hatıra olarak verdim. Çok şaşrımış, heyecanlanmıştı. Kendileri de altın cep saatini bana hediye ettiler.</p>
<p style="text-align: left;">Bu hücumlarda İngilizler binlerce ölü bırakarak tamamen geri çekildi ve Çanakkale&#8217;nin geçilemeyeceğini iyice anlamış oldular.&#8221;</p>
<div align="right"><span style="color: #ff0000;"><strong>Mustafa Kemal</strong></span></div>
<div align="right"></div>
<p style="text-align: left;"><strong>&gt;&gt; Limon Von Sanders&#8217;in 10 Ağustos 1915 gecesi Mustafa Kemal&#8217;e hediye ettiği altın saat Anıtkabir Müzesi&#8217;nde bulunmaktadır.<br />
&gt;&gt;</strong><strong> Mustafa Kemal&#8217;in kalbinin üzerinde parçalanan saat Almanya&#8217;da Soudus aile koleksiyonundadır.</strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong>ATATÜRK&#8217;ÜN 1934 YILINDA DÜNYA ÜLKELERİNE ve İNSANINA HİTABEN YAZDIĞI ANITLAŞAN ALTIN SÖZLERİ</strong></p>
<p style="text-align: left;">&#8220;Bu memlekette kanlarını döken kahramanlar! Burada bir dost vatanın toprağındasınız huzur içinde uyuyunuz. Sizler Mehmetçiklerle yan yana, koyun koyunasınız. Uzak diyarlardan evlâtlarını harbe gönderen analar, gözyaşlarınızı siliniz. Evlâtlarınız bizim bağrımızdadır. Huzur içindedirler, onlar bu topraklarda canlarını verdikten sonra artık bizim evlâtlarımız olmuşlardır.&#8221;</p>
<div style="text-align: right;" align="right"><span style="color: #ff0000;"><strong>Mustafa Kemal ATATÜRK, 1934</strong></span></div>
<div style="text-align: left;" align="right"></div>
<div align="right">
<p style="text-align: left;">&#8220;THOSE HEROES THAT SHED THEIR BLOOD AND LOST THEIR LIVES&#8230; YOU ARE NOW LYING IN THE SOIL OF A FRIENDLY COUNTRY. THEREFORE REST IN PEACE. THERE IS NO DIFFERENCE BETWEEN THE JOHNNIES AND THE MEHMETS TO US WHERE THEY LIE SIDE BY SIDE HERE IN THIS COUNTRY OF OURS&#8230;</p>
<p style="text-align: left;">YOU, THE MOTHERS, WHO SENT THEIR SONS FROM FAR AWAY COUNTRIES, WIPE AWAY YOUR TEARS; YOUR SONS ARE NOW LYING IN OUR BOSOM AND ARE IN PEACE. AFTER HAVING LOST THEIR LIVES ON THIS LAND THEY HAVE BECOME OUR SONS AS WELL.&#8221;</p>
<div style="text-align: right;" align="right"><strong><br />
</strong></div>
<div style="text-align: left;" align="right"></div>
<div style="text-align: left;" align="right"></div>
<div style="text-align: left;" align="right"><strong><strong>MEHMETÇİĞE DERİN SAYGI</strong></strong></div>
<div style="text-align: left;" align="right"><strong><br />
</strong></div>
<p style="text-align: justify;">25 Nisan 1915 günü Conk Bayırı&#8217;nda Türkler ve birleşik kuvvetleri arasında korkunç siper savaşları oluyor. Siperler arasında 8 &#8211; 10 metre mesafe var, süngü hücumundan sonra savaşa ara verildi. Askerler siperlerine çekildi. Yaralılar ve ölüler toplanıyor. iki siper arasında açıkta ağır yaralı ve bir bacağı kopmak üzere olan İngiliz Yüzbaşısı avazı çıktığı kadar bağırıyor, ağlıyor, kurtarın diye yalvarıyordu. Ancak hiçbir siperden, kimse çıkıp yardım edemiyordu. Çünkü en küçük bir kıpırdanışta yüzlerce kurşun yağıyordu. Bu sırada akıl almaz bir olay oldu. Türk siperlerinden beyaz bir iç çamaşırı sallandı. Arkasından aslan yapılı bir Türk askeri silahsız siperden çıktı. Hepimiz donup kaldık. Kimse nefes alamıyor, ona bakıyorduk. Asker yavaş adımlarla yürüyor. Siperdekiler kendisine nişan almış bekliyordu. Asker yaralı İngiliz Subayı&#8217;nı okşar gibi yerden kucakladı, kolunu omzuna attı. Ve bizim siperlere doğru yürümeye başladı. Yaralıyı usulca yere bırakıp geldiği gibi kendi siperine döndü. Teşekkür bile edemedik. Savaş alanlarında günlerce bu kahraman Türk Askeri&#8217;nin cesareti, güzelliği ve insan sevgisi konuşuldu.Dünyanın en yürekli ve kahraman askeri Mehmetçiğe derin sevgi ve saygılar.</p>
<p style="text-align: right;"><span style="color: #ff0000;"><strong>( Üsteğmen Casey; Sonradan Avustralya Genel Valisi olmuştur. )</strong></span></p>
</div>
<div id="crp_related"><h3>Benzer Konular:</h3><ul><li><a href="http://www.zohreana.com/canakkale-ziyaretimiz.html" rel="bookmark" class="crp_title">Çanakkale ziyaretimiz</a></li><li><a href="http://www.zohreana.com/cemden-gelen-nefesler.html" rel="bookmark" class="crp_title">Cemden Gelen Nefesler</a></li><li><a href="http://www.zohreana.com/19-mayis-ataturku-anma-genclik-ve-spor-bayrami-kutlu-olsun.html" rel="bookmark" class="crp_title">19 Mayıs “Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı” Kutlu Olsun</a></li><li><a href="http://www.zohreana.com/alevi-oldugu-icin-isten-attilar.html" rel="bookmark" class="crp_title">Alevi olduğu için işten attılar !..</a></li><li><a href="http://www.zohreana.com/10-kasim-2009anitkabirde-ataturk%e2%80%99un-huzurundayiz.html" rel="bookmark" class="crp_title">10 Kasım 2009,Anıtkabir&#8217;de Atatürk’ün huzurundayız</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.zohreana.com/18-mart-canakkale-zaferi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Alevi olduğu için işten attılar !..</title>
		<link>http://www.zohreana.com/alevi-oldugu-icin-isten-attilar.html</link>
		<comments>http://www.zohreana.com/alevi-oldugu-icin-isten-attilar.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 07 Jan 2012 23:46:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alevi Haber]]></category>
		<category><![CDATA[alevi]]></category>
		<category><![CDATA[alevi inancı]]></category>
		<category><![CDATA[alevilik]]></category>
		<category><![CDATA[alevilik tanınsın]]></category>
		<category><![CDATA[alevilik yargılanıyor]]></category>
		<category><![CDATA[aleviyim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.zohreana.com/?p=1024</guid>
		<description><![CDATA[Kredi Yurtlar Kurumu (KYK) Merzifon Kız Yurdu&#8217;nda 3 yıldır güvenlik görevlisi olarak çalışan Semra Yıldırım, Alevi olduğu için işten atıldığını belirtti. Cumhuriyet-Amasya - Yıldırım, işe başladığı günden bu yana Alevi...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kredi Yurtlar Kurumu (KYK) Merzifon Kız Yurdu&#8217;nda 3 yıldır güvenlik görevlisi olarak çalışan Semra Yıldırım, Alevi olduğu için işten atıldığını belirtti.</strong></p>
<div>
<p><span>Cumhuriyet-Amasya </span>- <strong>Yıldırım,</strong> işe başladığı günden bu yana Alevi olduğu için baskı ve ayrımcılığa maruz kaldığını, Alevi olduğu için işten çıkarılmak istendiğini belirtmiş, Yıldırım’ın açıkmaları gazetemizin 27 Aralık’taki sayısında<strong> “Alevi olmak suç mu?” </strong>başlığıyla yer almıştı. Yıldırım, açıklamalarının gazetemizde yayımlamasının ardından şirket görevlilerinin kendisine tepki gösterdiğini belirtti.</p>
<p>Yurt müdüresi Emine Çağlar’ın, hakkında aslı olmayan ve işten atılmasını gerektirmeyecek tutanaklar tutup, KYK Samsun Bölge Müdürlüğü ve KYK Genel Müdürlüğü’ne gönderdiğini, yurtta kalan 100 öğrencinin işten atılmaması için imza toplayıp yurt bölge ve genel müdürlüğüne göndermesinden dolayı da öğrencileri örgütlemek ile suçlandığını anlattı. Eşini kaybettikten sonra 3 çocuğuna bakmak için çalıştığını ve sosyal güvencesinin olmadığını vurgulayan Yıldırım,<strong> “Diğer personelin hepsi yerinde dururken sadece benim işten çıkarılmam nasıl açıklanabilir? İşsiz kaldım, borcum var, çocuklarıma nasıl bakacağım, bunu düşünen var mı? İnançlarımdan dolayı bu duruma düşmüş olmayı bir türlü anlamıyorum” </strong>dedi.</p>
<p>Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkan Yardımcısı ve Tokat Şube Başkanı Muharrem Erkan, bu durumun Türkiye’de sıklıkla yaşanan örneklerden biri olduğunu belirterek <strong>“İnsanları ırk, mezhep, inanç, siyasi görüş farkı gözeterek ayrımcılık yapmak anayasal suçtur” </strong>diye konuştu.</p>
<p>KAYNAK: <a title="Alevi olmak suç mu?" href="http://cumhuriyet.com.tr/?hn=305552&amp;kw=%22Aleviyim+diye+i%FEten+att%FDlar%22" target="_blank">http://cumhuriyet.com.tr/?hn=305552&amp;kw=%22Aleviyim+diye+i%FEten+att%FDlar%22</a></p>
</div>
<div align="right">5 Ocak 2012</div>
<div id="crp_related"><h3>Benzer Konular:</h3><ul><li><a href="http://www.zohreana.com/anayurt-gazetesinde-as-der-baskani-ozan-coban-huseyinin-yazdigi-kose-yazisi.html" rel="bookmark" class="crp_title">AŞ-DER Başkanı Ozan Çoban Hüseyin&#8217;in Anayurt Gazetesinde yazdığı köşe yazısı</a></li><li><a href="http://www.zohreana.com/aleviler-yeni-anayasadan-ne-bekliyor.html" rel="bookmark" class="crp_title">Aleviler yeni anayasadan ne bekliyor ?</a></li><li><a href="http://www.zohreana.com/izmirde-cemevi-devrimi.html" rel="bookmark" class="crp_title">İzmir&#8217;de cemevi devrimi</a></li><li><a href="http://www.zohreana.com/maras-katliami-24-aralik-1978.html" rel="bookmark" class="crp_title">Maraş Katliamı 24 Aralık 1978</a></li><li><a href="http://www.zohreana.com/hafif-org-sitesinde-pir-zohre-ana.html" rel="bookmark" class="crp_title">Hafif.org sitesinde Pir Zöhre Ana</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.zohreana.com/alevi-oldugu-icin-isten-attilar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Atatürk 4. Uluslararası Kongresi ve Türkistan Gezi Notları</title>
		<link>http://www.zohreana.com/ataturk-4-uluslararasi-kongresi-ve-turkistan-gezi-notlari.html</link>
		<comments>http://www.zohreana.com/ataturk-4-uluslararasi-kongresi-ve-turkistan-gezi-notlari.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 04 Jan 2012 23:39:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alevi Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[atam.gov.tr]]></category>
		<category><![CDATA[türkistan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.zohreana.com/?p=1018</guid>
		<description><![CDATA[Dr. Yaşar Kalafat ATATÜRK ARAŞTIRMA MERKEZİ DERGİSİ, Sayı 45, Cilt: XV, Kasım 1999 Sempozyum için Türkiye iştirakçileri İstanbul’dan 25 Ekim 1999 Almata’ya hareket ettik. Sabah kahvaltısını Almata’da Ankara Otelinde yaptık....]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family: trebuchet ms,geneva; font-size: medium;"><strong>Dr. Yaşar Kalafat</strong></span><br />
<span style="font-family: trebuchet ms,geneva; font-size: medium;"> <em>ATATÜRK ARAŞTIRMA MERKEZİ DERGİSİ, Sayı 45, Cilt: XV, Kasım 1999</em></span></p>
<table style="width: 100%;" border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" align="left">
<tbody>
<tr>
<td>
<div>
<p><span style="font-family: trebuchet ms,geneva; font-size: medium;">Sempozyum için Türkiye iştirakçileri İstanbul’dan 25 Ekim 1999 Almata’ya hareket ettik. Sabah kahvaltısını Almata’da Ankara Otelinde yaptık. Daha sonra Devlet Müzesine gidildi. Her nedense evvelce burada sergilenen birçok müze dokümanı kaldırılmıştı. Grup olarak Medeo’ya bir gezi düzenlendi. Burası dağ sportif tesislerinin olduğu bir mekandı. Aynı gün Almata’dan Çimkent’e uçakla hareket ettik. 26 Ekim’de Atatürk 4. Uluslararası Kongresi açılışı yapılıp oturumlar başladı. 27 ve 28 Ekim’de oturumlar devam etti. 29 Ekim’de Yesi Çimkent gezisi 29 Ekim’de Çimkent’ten Almata’ya ve 30 Ekimde de Almata’dan İstanbul’a uçuldu.</span></p>
<p><span style="font-family: trebuchet ms,geneva; font-size: medium;">Açılışta Çimkent-Türkistan Valisi, Kazakistan Milli Eğitim Bakan Yardımcısı, Türkiye’den devlet bakanları ve rektörler vardı. Açılış her iki tarafın da millî marşlarının okunması ile başladı. Nursultan Nazerbayev ve Süleyman Demirel’in mesajları Kazak ve Anadolu Türkçeleri ile okundu.</span></p>
<p><span style="font-family: trebuchet ms,geneva; font-size: medium;">Protokol konuşmalarından bizi en fazla etkileyen Türk Kazak Üniversitesi rektörü Prof. Dr. M. Jurınov’un konuşması oldu. Rektör “Kutlu Türkistan’da ulu babanız </span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-family: trebuchet ms,geneva; font-size: medium;">”ün IV. Uluslararası Kongresini özel seçilmiş kelimelerle anlatılıyordu. Üniversitede 14 fakülte, 3 ilmi araştırma merkezi ve bölümlerinin olduğunu, 32 uzmanlık dalında 9.500 öğrenci 600 öğretim elemanı bulunduğunu bunlardan 90’mın profesör ve 220’sinin doktoralı olduğunu belirtiyordu. Ayrıca verdikleri eğitimle; ruhaniyet, kardeşlik, ortak siyasi-ekonomik birlik dersleri ile Türk birliğini güçlendirmeyi amaçladıklarını belirtiyordu. Namık Kemal Zeybek, Ahmet Yesevi-Hikmetlerinden okuduğu şiirler ve Atatürk’ten verdiği vecizelerle, iki liderin Türkçü hedefleri arasındaki müşterekliği koyuyordu. Hakikaten Türkiye Cumhuriyetinin 29 Ekim Egemenlik Bayramı Kazakistan’ın Bağımsızlık Bayramı aynı günlerde Türkistan’da Ahmet Yesevi Türk-Kazak Üniversitesinde Uluslararası Atatürk Kongresinde kutlanıyordu. Kongrede Prof. Dr. Agusto Sınagraya’da Atatürk Araştırma Merkezi şeref üyeliği verildi. Zeybek konuşmalarında Ahmet Yesevi müzesinin kapısından giren Türk olmasa da aradan Türk olarak çıkar. Türklük öyle bir şeydir ki Türk olabilmek için Türk soylu olmak bile yetmeyebilir. Türkistan’da sadece Turan Misafirhanesinde konaklamadık, Turan’ı çağdaş yorumlarla yaşadık.</span></p>
<p><span style="font-family: trebuchet ms,geneva; font-size: medium;">144 Bildirinin tartışıldığı kongre 3 salonda devam etti. 27 ülkenin katıldığı kongrede Atatürk Araştırma Merkezi ve Hoca Ahmet Yesevi Uluslararası Türk Kazak Üniversitesi hakikaten başarılı idi. Bizim bildiri konumuz olan “Halk Değer verilerine göre Atatürk ve Atatürkçülük” ilgili çevrede tartışmalara yol açtı. Bu arada İslam’da; inanç, ibadet, muamelat itibariyle kültürün, halk kültürünün yeri aranıldı&#8230; Dini kültürleşmede Türklerin beceriksiz olduğumuz İsevi ve Musevilerin daha başarılı oldukları&#8230; Bir Kayserili halk adamının cumhuriyeti, yediği darı, gözleri mavi, saçları sarı giydiği deri olan birisinin kuracağı şeklinde Atatürk’ü anlatan bir yorumunun olduğunu&#8230; Türkistan da türbe ziyaretinde Fatiha okunmayıp “Amin Allahu Ekber” (Allahım büyük olan sensin burada yatanı bağışla)denildiği gibi açıklamalar yapıldı.</span></p>
<p><span style="font-family: trebuchet ms,geneva; font-size: medium;">Türkistan’da başarıya ulaşmış faaliyet merkezlerinden birisi de üniversitenin kültür merkezi idi. İsabetli bir kararla modern bir bina yapılmış ve içi elektronik cihazlar ile donatılmıştır. Her türlü kültürel faaliyete müsait bu binanın içerisinde, konser, folklor ve el sanatları sergisi izledik. Kongrede burada yapıldı. Burda bize “Yesevi Üniversitesi” gazetesi dağıtıldı. Merkezin kültür faaliyetlerini duvar ilanlarından, takip mümkündü. 3 Kasım 1999 saat 19.00, Prof.Dr.Rahmankul Berdibey tarafından, Alpanus Destanının Yazılışının 1000. Yılı Münasebetiyle Türk Dünyasında Destan motifleri”,” 10 Kasım 1999, saat 19.00’da Atatürk’ün vefatının 61. yılı münasebetiyle Atatürk ve Cumhuriyet filmi”, (17.Kasım 1999 saat 19.00’da Doç. Dr. Özcan Yeniçeri, Dr. Yakup Deliömeroğlu tarafından Ziya Gökalp’in vefatının 70.yılı münasebeti ile Türk Rönesansı 2), (24. Kasım 1999’da saat 19.00’da Prof. Dr. Abdülkadir Yuvalı tarafından Cengiz Han ve Moğollar) konferansları verilmektedir. Üniversitede Edebiyat Basın Yayın, Bilgisayar, Tarih ve Tanıtma Kültür Medeniyet, İşletme olmak üzere 10 öğrenci klübü ve bunların faaliyet günleri hocalardan danışmanları var. Yakup Deliömeroğlu’nu kutlamak lazım. Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Abdülkadir Yuvalı’nın ise yemekhaneden başlayarak üniversitenin her alanında çok etkin hizmetleri var.</span></p>
<p><span style="font-family: trebuchet ms,geneva; font-size: medium;">28 Ekim 1999 günü Kentov şehrine gittik. Burası Türkistan şehrine 20 km. mesafede kurulan tarihi 50, 60 yılı bulmayan 50.000 nüfuzla bir şehir. Bu şehri Ruslar Türkistan şehrinin prestijini yok etmek Türkistan’ı unutturmak için kurmuş, öyle ifade ediliyor. Ruslar bir dönem bu şehre Türklerin girmesini yasaklamışlar.Ifadeye göre Ruslar stratejik nedenler itibariyle bölgeyi Türkler gibi güvenmedikleri kimselere kapamışlar.Yakın geçmişte burada yaşayan Rumlar Sovyet yönetiminin gözde halklarındanmış.l992-93’den sonra göç etmişler. Anadolu ve Anadolu’dan bu bölgeye gelmiş Rumlar için halk “pontus” tabirini kullanıyormuş.</span></p>
<p><span style="font-family: trebuchet ms,geneva; font-size: medium;">Kentov’da artık Türkler de yaşıyorlar. Türk Dünyası Araştırma Vakfı burada bir okul açmış okulun 250 öğrencisi 2 öğretmeni var. 1992 yılından beri faaliyet gösteriyor. Okul binaları ana caddenin üzerinde, bizi topluca karşıladılar, gösteriler yaptılar, ısrarla davet ettiler. Prof. Dr. Örcün Barışta öncülük yaptı, okula katılımcı Türkologlar bir hatıra bıraktık. Bu şirin ve başarılı okulun ismi Hoca Ahmet Yesevi Türk Kazak Okulu idi. Öğrenciler 29 Ekim Cumhuriyet Bayramını Atatürk köşesinin önünde kutlamışlardı. Akif Tural ve Ömer Turan burada öğrencilerle resim çektirdi.</span></p>
<p><span style="font-family: trebuchet ms,geneva; font-size: medium;">Tema Vakfı Türkistan’da Ağaç Bayramı yaptı. 1000 meşe palamutu diktik. Bu arada Yaygın Eğitim Merkezinin açılışı yapıldı. A.Y.T.K Üniversitesi rektörü Prof. Dr. Murat Jurinov, 29 Ekim’de yapılan merasimdeki konuşmasında “Türk birliği bir siyasi birliktir. Türk dünyası bir coğrafya bütünlüğüdür. Bu coğrafyada bugün 5 bağımsız cumhuriyet vardır. Allah versin yarın 25 cumhuriyetimiz olsun. Allah bizi o güne eriştirsin. Atatürk’te Ahmet Yesevi Ata’da bunu istemiştir. Bu günde Türkiye ve Kazakistan bunu istemektedirler. Allah istesin bu istediğimiz olsun. Türk Milleti hiçbir zaman devletsiz ve bayraksız kalmamıştır. 21. yüzyılın nelere gebe olduğu hiç bilinmez&#8230;) demiştir.</span></p>
<p><span style="font-family: trebuchet ms,geneva; font-size: medium;">Prof. Dr. Reşat Genç konuşmasında “bir babanın 10 balası olsa, Türkler de baba evlendirdiği her balaya bir çadır-ev verirdi. Bu ev verme işine Türkler evlendirmek, bu olaya evlenmek demişlerdir. En küçük ev küçük kardeşindir. Onun ev edinme biçimi ayrı olurdu. Evin en küçük kardeşine “Od tegin” denirdi. Ayrı ayrı evlerdeki kadınlar birbirlerine arka çıkar, destek olurlar. En küçük kardeşin evi baba ocağı olarak kardeşlerin zaman zaman toplanma yeridir. Bizim geleneğimizde ev ev üstünde olmaz. Ayrı evli bu kardeşler kardeşçe ilişki içinde olurlar. Başka ilişki aramak ve anlatmak yanlıştır” demiş ve Türkiye’nin kalkınmasını anlatmıştır.</span></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong><span style="font-family: trebuchet ms,geneva; font-size: medium;">Namık Kemal Zeybek yaptığı konuşmada, Atatürk’ün 1923 yılında Adana Türk Ocağında yaptığı konuşmasında Türkiye nüfusunun 50 milyona ulaşınca cihan politikaları uygulayabileceğini, Türkiye’nin bu gün 50 milyonu aştığını, Kazakistan nüfusunun az olduğunu, artması gerektiğini 1923 yılında T.C.’nin çok yoksul olduğunu, ancak milliyetçilerimizin bilhassa milliyetçi askerlerimizin olduğunu, Azerbaycan halkı kahramandır. Şehitler Hıyabanı bunun şahididir. Ancak bilinçli eğitimli ordusu yoktur. Hazırlıksız güç olmaz. Atatürk’ün kadrosu vardı. Dedem (<span style="color: #008000;">Atatürk evliyadır</span>) derdi. Türkiye’nin geleceğini güneşin doğuşunu gördüğüm gibi görüyorum. Ne Mutlu Türküm Diyene, demiştir.</span></strong></span></p>
<p><span style="font-family: trebuchet ms,geneva; font-size: medium;">Devlet Bakanı Prof. Dr. A. Çay konuşmasında Türkiye Cumhuriyetinin 76. yılını kutluyoruz. Atatürk 10. yıl nutkunda 10 yılda on milyon genç yarattık demişti Bu gün ise biz 21. yüzyıldan fazla bir şey istemiyoruz. Dünyadaki 200-250 milyon Türk’ün insan haklarından yararlanarak yaşamasını istiyoruz.</span></p>
<p><span style="font-family: trebuchet ms,geneva; font-size: medium;">Türkistan valisi Uğur Hat Ahmet Ulu yaptığı konuşmada Türk dünyası içerisinde ekonomik, kültürel, siyasi, dayanışma ve kardeşliğin önemini belirtmiş, Türk dünyasının kuvvetinin birlikten doğduğunu, Türk uyrukların da bayrakların rengini gökten keza ay ve yıldızı da gökten aldığını; bunların sonsuz aydınlığı temsil ettiğini belirtmiştir.</span></p>
<p><span style="font-family: trebuchet ms,geneva; font-size: medium;">Çimkent havaalanında bizi Kazak Türklerinden genç kızlar milli kıyafetleriyle karşıladılar. Bize ekmeklerinden ikram ettiler. Tuz ve ekmekle misafir karşılamak Türkler arasında çok yaygın tarihi bir gelenektir. “Tuz Ekmek hakkı” Anadolu Türklerince de bilinmektedir. Çocuklarımız bize hemen arada Kazak Türk folklorundan örnekler sundular. Ömer Turan hoca ile birlikte hemen oyuna katıldık ve gençlerle resim çektirdik. Ekipteki kızlarımızdan birisinin ismi Butağız Kaşıkara idi. Buta bilindiği gibi hak badesinin içerisindeki hikmet hücmesinin ismi olup, mitolojimizde Türk cihan hakimiyeti mevkutelerinin simgesidir. Biz Buta’yı Bulgaristan Şumnu’da folklor ekibinin kemer tokasında, Nahcıvan Devlet Halı Müzesinde, kilim ve halı motiflerinde Anadolu tarihi, kadın gümüş süs eşyalarında daha bir çok yerde tespit ettik. Ahmet Yesevi’nin Türbesi müzesiyle birlikte ele alınmış, çevre düzenlemesi büyük ölçüde tamamlanmıştı. Türbenin bulunduğu yer parmaklıklarla koruma altına alınmış, ziyaretler şimdilik dışarıdan yapılabiliyor. Müze henüz ziyarete açılmamış. Müzenin orta mekanında etrafı ayetlerle işli dev kazana merdivenle çıkılıyor. Burada hocam F. Kırzıoğlu’nun yeğeni Esin Dayı ile resmettik. Müzenin giriş kısmındaki müzeye dair bilgi veren tabeladaki yazı Rusça ve Kazak Türkçesi ile yazılmıştı. Bize göre aynı ifade Türkiye Türkçesi ile de yazılır ise yakışır.</span></p>
<p><span style="font-family: trebuchet ms,geneva; font-size: medium;">Türkistan çevresindeki büyük tarihi mezarlıklarda çok sayıda türbemezar var. Aslan Babanın uzak çevresinde yapılmakta olan anıtsal türbe mezarların kimlere ait olduğunu sorduk. Çok yakın zamanda ölmüş devlet ricalinden veya zengin halktan kimselere ait olduğu söylenildi. Yüzyıla kalmaz bu mezarlara yatır muamelesi yapılabilir.</span></p>
<p><span style="font-family: trebuchet ms,geneva; font-size: medium;">Arıştan Bab/Aslan Baba bölgenin ulu velilerindendir. Dini menkıbeye göre Peygamber efendimizin emanet olarak bıraktığı kutsal hurmayı 400 yıl kadar dilinin altında saklayıp, Ahmet Yeseviye teslim etmiştir. Halk arasında “Aslan Baba da gecele Hoca Ahmetten dile” diye bir kalıp söz vardır. Türbenin uzunluğu 35, eni 12, yüksekliği lamayı Türkmenistan, Azerbaycan sanat galerilerinden tanıyorduk. En son Nahçivan Mümine Hatın müzesindeki benzerlerinin resmini çektik. 1999 Türkiyat Kongresi Harbiye Askeri müzesinde yapılmış, biz benzeri resimleri orada da çekmiştik. Türk askeri harp kuralları, at koşumları, kılınç sahneleriyle de resimlerden dahi izleyebilecek ortak yanları vardır. Bu tarz harp sahnesi canlandırmalarının suçlandırılmış örneğini Ebu Nafiz Muhammet El Tungu Otrar müzesini, Otrar şehrinde gezme imkanı bulduk. Müzenin kapısında Farabinin bir büstü vardı. Üniversite yönetimi yerinde bir karar ve uygulama ile “Hoca Ahmet Yesevi-Arslan baba ve Gevher Ana”yı bir arada anlatan bir broşür dağıttı. Gördüklerimizi okuduklarımızla birleştirerek bir yorum aktarmak istiyoruz.</span></p>
<p><span style="font-family: trebuchet ms,geneva; font-size: medium;">Bilindiği gibi Ahmet Yesevi 1103 yılında Yesî şehrinde dünyaya gelmiş, bölgenin yerli Türklerinden bir ailenin çocuğu idi. Soyu İftehar oğlu Mahmuttan olma İbrahim ve annesi Karasaç Anaya dayanmaktadır. Bunların mezarları Sayrandadır. Ahmet’in ilk Ruhanî üstadı Aslan Babadır. Daha sonra Buharada şeyhi Yusuf Hemadanı’ya intisap eder ileride onun üçüncü halifeti olur. Rivayete göre Ahmet Yesevi, Peygamber yaşı olan, 63 yaşında ailesi ve öğrencileri ile halvethaneye çekilir. 1166-1167 yıllarında ölür. Timur Tirmez 1390-95 yıllarında onartıp tamamlatır. 1 Ocak 1990 Ahmet Yesevi devlet müzesi tekrar kurulur. Böylece 88,7 hektarlık alan koruma altına alınır. Burada kazan Hanlarından Abılay Han’ın Esim Han’ın, Takva Han’ın XVI.-XVIII. Yüzyıllarda yapılan mezarları vardır. Ayrıca ulu astronom-alim Uluğbey’in kızı Rabia Sultan Beğin (XV. yy) orta asra ait Doğu Hamamı XII. Aşıra ait yer altı mescidi (halvethane) Şildehane, belirsiz mozole, Gevher ve Alhoca babanın mozoleleri vardır. 46.5&#215;65 m olan Ahmet Yesevi’nin anıt mezarının kubbesi büyük portallı bölümünde 35 oda vardır. Külliye’de ayrıca; kazanlık, yazılı kapılar (bunlardan birisi evliya kapısı, Evliya sevgisi, mutluluk kilididir. Bizim halk inançları itibariyle dikkatimizi çeken hususlar arasında Ahmet Yesevi’nin annesinin ismi (Karasaç)’daki Kara ile kapı yazılarındaki (Evliya kapısı-saadet ocağı) (Evliya kapısı mutluluk kilidi) ifadelerindeki kapı ve kilit kelimeleri oldu. Adeta Karakızdaki kara sadece esmer demek değildi. Kapı/ bab ile kilit adeta batını içerik de taşıyordu. Ayrıca kabirhanedeki nefritten (yeşim taşından) yapılmış mezar taşı kayalardaki suyun kutsal kabul edilişi beni taş ve su kütlelerine götürdü.</span></p>
<p><span style="font-family: trebuchet ms,geneva; font-size: medium;">Otrar’da Aslan bab/Aslan babanın türbesini ziyaret etme imkanı buldum. Sağlı sollu odalardan oluşan bir anıt- mezar. Yapıdaki odalarda Şerimbet Ajderin, Laşınbab’ın Karfababın da türbeleri vardır. Türkistan ulularının isimlerinin aldığı bab/kapı ekini okuyunca hatırıma Uluslararası Türkoloji Kongresi için hazırladığım “Türk Halk İnançlarında Baba İyesinin Mitolojik Boyutu” isimli bildirim geldi. Türbenin 12 metre olup iki parçadan meydana gelmiştir. Türbe Güney Kazakistan eyaleti Otrar ilçesi Koğon köyünde tarihi Otrar şehrinde kurulmuştu.</span></p>
<p><span style="font-family: trebuchet ms,geneva; font-size: medium;">Gevher Ana Türkistan’ın ulu hatunlarından birisidir. Hz. Ali ile Hz. Fatıma dünyaya gelen oğullarından Hz. Hasan soyuna Şerifler Hz. Hüseyin’den gelen soyuna Seyyitler denilirken Hz. Ali’nin Hanefi hatundan olan Muhammet Hanifi’nin soyundan gelenlere de hocalar sülalesi denilir. Hocalar; Divane Hocalar, Horasan Hocalar ve Akkangan Hocaları olarak biliniyor. Bunlardan Abdülhalim Bab, Divane Hocalar Süsalesine Abdulcelil Bab Horasan hocalara sülalelerine ve İssak Bab Akkanganlı hocalar sülalesine mensuptur. Abdurrahman bab Cambıl civarında Abdülhalil bab Kızılordu civarında İshak bab Çartı Töbe’de yatmaktadır. Karaşaç Amamı eşi şeyh İbrahim İshak babın 12 göbekten torunudur. Gevher ana ise Ahmet Yesevi ile Gülsüm hanımın kızıdır. Mezarı Türkistan’ın güneyinde Şavildir civarındadır.</span></p>
<p><span style="font-family: trebuchet ms,geneva; font-size: medium;">Türkistan’da Ahmet Yesevi Türk Kazak Üniversitesinin kültür merkezinin salon duvarlarında sempozyum münasebeti ile oluşan resim sergisinde Türkistan milli tarihinden harp sahnelerini gösteren resim tabloları da vardı. Biz bunları resimledik, tarihi geçmişi savaş sahneleri ile resmetmek Türk resim sanatının geleneğidir. Bu uygu dış duvarlarındaki madeni levhada (Kazak, Sovyet Sosyalist Birliği Arıstanbab, Beyti XII. yy. da yaşadı. Müzesi 1907 yılında devlet tarafından restore edildi” yazısı vardır. Müze türbenin etrafı tamamen açık boş arazi idi. Uzaktan münferit türbe karekterli mezarlar görünebiliyordu. Aslan babın (Arıstanbab) mezarı Erbil, Türkmenistan, Anadolu’daki bazı benzerlerinde olduğu gibi 3-4 m uzunluğunda kıble tarafında bir pencere bulunan bir odadadır. Grubumuzdan kabiri ziyaret edenler fatiha okurken Hamdi Mert sadece fatiha ile yetinmedi. Allah onlara rahmet eylesin, bizlerin de dualarımızı kabul etsin.</span></p>
<p><span style="font-family: trebuchet ms,geneva; font-size: medium;">Otrar müzesinden sonra Otrar arkeolojik kazı çalışmaları bölgesine gittik. Bu kazı Türk Tarih Kurumu destekli olarak yapılıyor. İfadeye göre burası Cengiz Han ile Harzem Şah’ı Süleyman Şah zamanında, Cengizhan zamanında yerle bir edilmişti. Bu kazı çalışmalarımızda yabancılar yine çini parçalarını gözlerimizin önünde yağmaladılar. Biz izin alarak aldığımız birkaç parçayı derslerinde kullanmak üzere Sadi Bayram dostumuzla Prof. Dr. Oktay Aslanapa’ya gönderdik.</span></p>
<p><span style="font-family: trebuchet ms,geneva; font-size: medium;">Türkler her yerde huyca da aynı. Türkiye’de bir söz vardır.</span></p>
<p><span style="font-family: trebuchet ms,geneva; font-size: medium;">Tütünü çürük ise,</span><br />
<span style="font-family: trebuchet ms,geneva; font-size: medium;"> Çubuğu erik ise,</span><br />
<span style="font-family: trebuchet ms,geneva; font-size: medium;"> İçeni Yörük ise,</span><br />
<span style="font-family: trebuchet ms,geneva; font-size: medium;"> Haramdır</span></p>
<p><span style="font-family: trebuchet ms,geneva; font-size: medium;">Bu deyiş Türkistan’da</span></p>
<p><span style="font-family: trebuchet ms,geneva; font-size: medium;">Tütünü şiraz ise,</span><br />
<span style="font-family: trebuchet ms,geneva; font-size: medium;"> Çubuğu kiraz ise,</span><br />
<span style="font-family: trebuchet ms,geneva; font-size: medium;"> İçeni de laz ise,</span><br />
<span style="font-family: trebuchet ms,geneva; font-size: medium;"> Haramdır şeklinde söyleniyor.</span></p>
<p><span style="font-family: trebuchet ms,geneva; font-size: medium;">Çimkent’de son gecemizde A.Y.T.K. Üniversitesi İşletme Fakültesi bir kültür şölenine davet edildik. Yemekler nefisti. Gecede Kütalıvo Nikol Aytar, Kam/Şaman ritimleri ile modernize edilmiş Şaman ayinini canlandıran çok hareketli, çok nefis parçalar okudu. Folklorik giyimi Şaman aksesuarı ile donatılmıştı. Kendisini zevkle resimledik. Belindeki su kabağı Şaman motifleri bezenmişti.</span></p>
<p><span style="font-family: trebuchet ms,geneva; font-size: medium;">Ayrıca Kazak Türk normları ile stilize edilmiş çok başarılı bir defile izledik. Binanın koridorunun yanındaki resimler ile birlikte sayın Süleyman Demirel’in “Anavatanımız olan, Ulu atamız Ahmet Yesevi toprağında bulunmak bize de nasip oldu. Türkistan’da oluşan bu seçkin üniversite dünyadaki ilim ve eğitim merkezlerinin birine dönüşeceğine inanıyoruz” ve Sayın N. Nazarbayev’in “Eski Türkistan şehri bundan önce Kazak Ordasının başkenti idi. Şimdi ise maneviyat dünyasının başkenti olmaktadır. Hoca Ahmet Yesevi adını taşıyan uluslararası Türk Kazak Üniversitesi sadece akraba iki halkın ilişkilerini pekiştirmemektedir. O seçkin ilim merkezlerinin de arasına katıldı”.</span></p>
<p><span style="font-family: trebuchet ms,geneva; font-size: medium;">Rektör burada da bir konuşma yaptı. Konuşmasına dünyada 200 milyon Türk’ün olduğunu anlatarak başladı. Dünya Türklerinin yaşadıkları toprakların da Türk’ün malı olduğunu anlatıp, Türkçü konuşmasını (yaşasın Türk Birliği) şeklinde bitirdi. Gece de Türkçü koro ve solo türküler dinledik. Türkçü şiirler okundu. 200-300 davetlinin katıldığı gecede okunan parçalara bütün salon katıldı. Gecede Prof. Örçün Barışda Prof. Dr. Hamza Zülfikar, Prof. Dr. Taciser Onuk ve ben bütün yorgunluğumuza rağmen dakikalarca horon oynadık.</span></p>
<p><span style="font-family: trebuchet ms,geneva; font-size: medium;">26 Ekim 1999 gecesi üniversite gençliği bize bir konser verdi. Konser anlatılamayacak kadar güzeldi. Taktimler sahnenin iki ön köşesine yerleştirilmiş mikrofonlarla yapılıyordu. Tanıtımları Kazak Türklerinden bir ve Anadolu Türklerinden bir erkek Anadolu Türkçesi ile yapıyorlardı. İfadeler edebi ve şiirseldi. Açılışı Kazakistan atışmalar şampiyonu B.Şoybekov süngü çalarak yaptı. Benzerlerinde olduğu gibi şiirle günün önemini belirtip “hoşgeldiniz” diyordu. Çaldığı parçada Türklüğün geleceği için birlik ruhunun çok önemli olduğunu, Türkistan da Kazakistan’ın bağımsız gününde yapılan Atatürk Kongresinde Atatürk’ün ruhunun Kazak e Türk kız ve erkeklere girdiğini belirtti. Milli Halk sazları ile doğaçlama olarak halk ozanlarının “hoşgeldin” deme geleneği bir Türk kültürünü olup Anadolu Türklerinde de yaşamaktadır. Sahneye ilkin Galımca Golbeye isimli bir Kazak Türkü çıktı. Arka fonda Atatürk’ün Nazarbayev’in posterleri ve “4. Uluslararası Atatürk Kongresi” yazısı vardı. Türk musikisinden nefis bir fon oluşmuştu. Genç, Atatürk’ün Sovyetler Birliğinin dağılması dönemine hazırlıklı olunması konulu konuşmasını Kazak ve Anadolu Türkçeleri ile seslendirdi. “Bu gün Sovyetler Birliği dostumuzdur” diye başlayan hitabet okunurken, salondan çıt çıkmıyordu. Yemen Türküsünü Aygül Abjelova isimli Kazak Türklerinden bir hanım Anadolu Türkçesi ile seslendirdi. Kıyafeti ve edası fevkalade ciddi ve saygı telkin eder türdendi. Bu türkünün bu derece farklı ve etkili yorumlandığını ilk defa dinledim. Salondaki herkes bu güzelliğe bayıldı. E. Fiegl “Yaşar bey bu hanım İtalyan opera sanatçılarına taş çıkarır” diyordu. Bir diğer Avrupalı konuğumuzda “Türk dünyasın da rönesans mı?” oluyor diye soruyordu.</span></p>
<p><span style="font-family: trebuchet ms,geneva; font-size: medium;">Maksat Aytcanof isimli genç ünlü Türkistan şiirini seslendirdi, Kırgız şarkısı Yaralı Akkuyu’yu Aknur Tokkulieva, Azerbaycan Türküsü Tarla Kuşlarını, Aknur Tokkulieva, Nurtuganın Vasiyeti isimli parçayı Gülmira Bayramaratova okudu. Türk Dünyasından gençler bir koro oluşturmuşlar. Bu ekip Türk dünyasının çeşitli lehçelerinden parçalar okuyor ve Türk Dünyasının çeşitli bölgelerinin folklorunu sergileyebiliyordu. Bunun için ritm ve melodide uyum sıkıntısı çekmiyorlardı.</span></p>
<p><span style="font-family: trebuchet ms,geneva; font-size: medium;">Adeta Türkiye’nin Kurtuluş Savaşı Türkistan’da devam ediyor, Türk dünyasının çeşitli kesimlerinden Türk folkloru Türkistan’da sergileniyordu. Köroğlu, Balbıralmın, Elimay, Kazakistan İlim Bemin, parçalarından sonra dostluk halayı sergilendi. Bu halayda çeşitli Türk kesimlerinden Türk gençler milli kıyafetleri ile hep birlikte çeşitli Türk oyunlarını sahnelediler.</span></p>
<p><span style="font-family: trebuchet ms,geneva; font-size: medium;">Aynur Oyşiyeva Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın Mustafa Kemal’in Kağnısı isimli parçasını seslendirdi. Korlan’ı Modiyar Erbekof, Hoş Gelişler, olayı, Moldiyor erbekof ile Nuryalsın Anavurbekfo, armısınlar Adamları,Savron Elov, Beleste’yi Aknur Tokulyenlove, Türkiyem’i Marat Orarınbekof, Harazim Dausı’nı Nilüfer Halkberdiyova, Avır Jıllaz’ı Enes Edibekofa, memleketimi Aynur abjalova okudular. Ayrıca; Kafkas Dansı, Halay, sahnelendi.</span></p>
<p><span style="font-family: trebuchet ms,geneva; font-size: medium;">İlginç olan bir husus da bütün bu etkinliklerde üniversite öğrencisi olan Rus gençler de yer aldılar. Yanımda oturan birisi adraspan (üzerlik) yakın bu çocuklara göz değmesin diyordu.</span></p>
<p><span style="font-family: trebuchet ms,geneva; font-size: medium;">Kültür şöleninden çıkınca Ali Akbaş dostumuzun Türkistan şiirinden hatırımızda kalan şu mısraları mırıldanıyordum.</span></p>
<p><span style="font-family: trebuchet ms,geneva; font-size: medium;">“Göl/su değil kımızdı Aral</span></p>
<p><span style="font-family: trebuchet ms,geneva; font-size: medium;">İffetli bir kızdı Aral</span></p>
<p><span style="font-family: trebuchet ms,geneva; font-size: medium;">Kalınca Küffar elinde</span></p>
<p><span style="font-family: trebuchet ms,geneva; font-size: medium;">Yer altına sızdı Aral”</span></p>
<p><span style="font-family: trebuchet ms,geneva; font-size: medium;">27 Ekim 1999 gecesi Ahmet Yesevi Uluslararası Türk-Kazak Üniversitesi Tiyatro Fakültesi Bahtiyar Vahapzade’nin Özümüzü Kesen Kılıç (Gök Türkler) isimli, 3 perde 12 sahneden oluşan dram eserini sahneye koydu. Eser konusunu M.S. 630 yılında Çin tarafından yıkılan I. Göktürk Kağanlığı’nın istiklal mücadelesinden almıştı. Eserin rejisörlüğünü Kazakistan devlet sanatçısı profesör Rayımbek Seytmetru yapmıştı. Eser yardımcı rejisör Saya Tokbaleveyeva, dekoratör Kültüre Jumaguluh, müzisyen, Arman Düysenov ve danışman Günhan Kayhan tarafından sahneye konulmuştu. Rolleri; Murat Orazımbetov (Kara Kağan) (Dulu Han) Aynur Bayırbetovor (içken Hatun) Nurcan Tölendiyev (Yan-Çung) Kanat Sadıkbekov (Bağa Tarkan), Nurcigit Abdikulav (Salarhan) Galımcan Kalıbaev (Arslan), Aysulu Abcalova (Banu Çiçek) Ercan Nurımbetov (Çin Subayı) Maksat Aytcanov (1. Ulak Galımcan Kalımaev (2. ulak) paylaşmıştı.</span></p>
<p><span style="font-family: trebuchet ms,geneva; font-size: medium;">Perde açılmadan evvel Prof. R. Seytmetov, eserin taktimi münasebeti ile yaptığı konuşmayı Türkçü hamasi şiirlerle süsledi. Konuşmasında hoca, “Biz Türkler bir ağacın dalları gibiyiz. VI. yy .dan itibaren bölünüp dünyaya dağıldık. Hepimiz emperyalizme duçar olduk. Kazak Türkleri de Rus emperyalizmine duçar oldu&#8230; Eserin yazarı olan Bahtiyar Vahapzade bir Azerbaycan Türküdür. Namık Kemal Zeybek bize eserin senaryosunu verdi&#8230; burada sahneye koyduğumuz bu eser Kazak Türklerinin bugünkü durumunu anlatmaktadır&#8230; Atatürk’ün kongresinde bu piyesin sahnelenmesi önemliydi&#8230;” dedi.</span></p>
<p><span style="font-family: trebuchet ms,geneva; font-size: medium;">Türkistan’da Türk halk inançları içerikli Anadolu Türklerinde unutulmaya yüz tutmuş bazı uygulamaları Kazak Türkleri arasında Pazar yerlerinde gözledik. Bunlar daha ziyade fal ve gelecekten haber alma ile ilgili idiler. Elinde muhabbet kuşu ve içerisinde anlamlı maniler bulunan bir kutu ile dolaşan kız ve kadınlar, fal baktırmak isteyenler için kuşa bu şans kağıtlarından çektiriyorlar. Biz bu uygulamayı Bakü’de Azerbaycan Türkleri arasında da gözledik. Anadolu’da daha ziyade Güvercin ve Tavşanlara şans manisi çektirilirdi. Pazar yerinde ayrıca “bakla falı” “iskambil falı” bakanlar da vardı. Ayrıca, evvelce Türkmenistan ve Özbekistan’dan tesbitini yaptığımız “gezici tütsücü”ler Türkistan çarşısında da faaliyet gösteriyorlardı. Zakir Avşar ve Anıl Çeçen’i tütsü yaptırırken resimledik.</span></p>
<p><span style="font-family: trebuchet ms,geneva; font-size: medium;">Türkistan pazarı büyük ölçüde yerli mamulat satıyor. Halkın temel gıda maddeleri yörede üretiliyor. Giysiler Uzakdoğu imalatı olup pazarı tutmuşlar. Bölgede çok lezzetli taneleri küçük yer fıstığı ile çok tatlı çekirdeksiz siyah üzüm kurusu satılıyor. Kunduz derisinden bay bayan kalpakları Türkiye’ye göre çok ucuz. Anadolu da kıl testere ile yapılan kontrplak burada ince tahtadan yapılıp renk vermek için bunlar yakılarak süsleniyor. Tahta çocuk beşikleri ve gelin sandıklan tamamen Anadolu’dakinin aynıları idi. Türkistan kumaş ve ağaç boyalarında hakim renk; yeşil, sarı ve kırmızı biz bu güzellikleri imkan nispetinde resimledik.</span></p>
</div>
</td>
</tr>
<tr>
<td width="20"><span style="font-family: trebuchet ms,geneva; font-size: medium;"> <strong>* Tarihçi, Sosyal Antropolog &#8211; </strong></span><br />
<span style="font-family: trebuchet ms,geneva; font-size: medium;"> <strong>- ATATÜRK ARAŞTIRMA MERKEZİ DERGİSİ, Sayı 45, Cilt: XV, Kasım 1999</strong></span>kaynak : http://www.atam.gov.tr/index.php?Page=DergiIcerik&amp;IcerikNo=340</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<div id="crp_related"><h3>Benzer Konular:</h3><ul><li><a href="http://www.zohreana.com/sunnet-toreni.html" rel="bookmark" class="crp_title">Sünnet Töreni</a></li><li><a href="http://www.zohreana.com/mine-ana-turbesi-ziyareti.html" rel="bookmark" class="crp_title">Mine Ana Türbesi Ziyareti</a></li><li><a href="http://www.zohreana.com/2012mutlu-yillar.html" rel="bookmark" class="crp_title">2012,Mutlu Yıllar</a></li><li><a href="http://www.zohreana.com/hafif-org-sitesinde-pir-zohre-ana.html" rel="bookmark" class="crp_title">Hafif.org sitesinde Pir Zöhre Ana</a></li><li><a href="http://www.zohreana.com/zohre-ana-an-alevi-prophetes.html" rel="bookmark" class="crp_title">Zöhre Ana, an Alevi prophetes</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.zohreana.com/ataturk-4-uluslararasi-kongresi-ve-turkistan-gezi-notlari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>“Atatürk bir evliya’dır”</title>
		<link>http://www.zohreana.com/ataturk-bir-evliyadir.html</link>
		<comments>http://www.zohreana.com/ataturk-bir-evliyadir.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 04 Jan 2012 22:52:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alevi Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[8 mart]]></category>
		<category><![CDATA[8 mart 2012]]></category>
		<category><![CDATA[8 mart 2012 perşembe günü]]></category>
		<category><![CDATA[8 mart dünya]]></category>
		<category><![CDATA[8 mart kadınlar]]></category>
		<category><![CDATA[demokrat parti]]></category>
		<category><![CDATA[dp]]></category>
		<category><![CDATA[dünya kadınlar günü]]></category>
		<category><![CDATA[kadınlar günü]]></category>
		<category><![CDATA[namık kemal zeybek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.zohreana.com/?p=1013</guid>
		<description><![CDATA[Demokrat Parti Genel Başkanı Namık Kemal Zeybek  , Dünya Kadınlar Günü nedeniyle düzenlenen toplantıda bir konuşma yaptı. “Dünya kadınlarının önünde başımı eğiyorum.” “Türkiye’de, kadınlara yönelik olumsuz ayrıma son verilmeli. Kadınla...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Demokrat Parti Genel Başkanı Namık Kemal Zeybek <strong> , Dünya Kadınlar Günü nedeniyle düzenlenen toplantıda bir konuşma yaptı.</strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>“Dünya kadınlarının önünde başımı eğiyorum.”</strong></span></p>
<p>“Türkiye’de, kadınlara yönelik olumsuz ayrıma son verilmeli. Kadınla erkek arasında adil bir iş bölümü gerçekleştirilmeli. Eşitlik bazen adaletsizlik getirir. Dokuz ay karnında bir başka canlıyı taşımakla görevlendirilen kadına, siz eğer bu manada eşit, çalışan kadına eşitlik derseniz adaletsizlik olur. Niye? Çünkü ona siz bütün bu hizmeti için gereken izni vereceksiniz. Çünkü o temel üretimle meşgul, insan türünün devamıyla meşgul, çok önemli bir iş bu.</p>
<p>(DP Basın Merkezi- 6 Mart 2011) Genel Başkan Namık Kemal Zeybek, Dünya Kadınlar Günü nedeniyle, Kadın Kolları Genel Başkanlığı’nın düzenlediği toplantıda yaptığı konuşmada, “bütün dünya kadınlarının önünde ayağa kalkıyorum, başımı eğiyorum ve selamlıyorum” dedi.Zeybek konuşmasında şunları söyledi:</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>“Bu kutsal varlığa saygılarımızı sunmalıyız.”</strong></span></p>
<p>“Bismillah diyerek, dünya kadınlar günü kutlu olsun diyerek başlayalım. Dünya kadınlar günü Türkiye’de ortaya çıkmış, bizim milli ve manevi değerlerimizden ortaya çıkmış bir gün değildir. Ancak biz ısrarla şunu söylüyoruz; ‘Biz Demokrat Parti olarak milli, manevi ve insani değerlere bağlı demokratlarız.’</p>
<p>Demek ki biz sadece milli ve manevi değerlere değil aynı zamanda insani değerlere de açılımcı ve bunlara önem veren bir siyasi hareketiz. Dünya kadınlar günü diye bir günün ortaya atılması doğru bir iştir. Dolayısıyla doğru olan bu iş nerede çıkarsa çıksın biz onu almalı ve insani bir değer olarak benimsemeli, desteklemeli ve bu vesile ile kadın konusunu gündeme getirmeliyiz. Kadın denilen Allah’ın da kendinden bir şeyler vererek yarattığı yani Allah’ın yaratıcılık vasfından bir şeyler vererek yarattığı, kutsal varlığa saygılarımızı sunmalıyız. Ben bu anlayış içinde beni büyüten, beni yetiştiren Hanife hatunun, tabi ki annemin ve hayatımda önemi olan bütün hanımefendilerin, eşimin ve burada bulunan değerli hanımefendilerin ve kızlarımın. Onlar da artık anne. Onların ve bütün dünya kadınlarının önünde ayağa kalkıyorum, başımı eğiyorum ve selamlıyorum.</p>
<p>Bu gereklidir, yapılmıştır ve doğu yapılmıştır. Biz bu anlayış içinde insanlığa, insanlık kavramına ve insani değerlere uygun ne varsa hepsini almalı, benimsemeli ve bunlardan insanlık için hayırlar çıkarmalıyız. Bizim hareketimiz, Demokrat Parti hareketi ve bizatihi demokratlık, sadece bizim toplumumuz bakımından değil, bütün insanlık bakımından da önemlidir ve bizim bütün insanlığa ulaştıracağımız mesajlar vardır, haberler vardır, değerler vardır.</p>
<p>Değerli Genel Başkan Yardımcımız Ayşe Sucu hanımefendinin mesleği İlahiyatçılık ve Edebiyatçılıktır. Yani her iki tahsili görmüştür ve üçüncü mesleği de teşkilatçılıktır. Onda da başarısını ortaya koymuştur. Diyanet işlerinde de on binlerce insanı teşkilatlandırarak, doğru din anlayışı doğrultusunda onları bir güç haline getirmeyi başarmış. Ama ne yazık ki bu hareket mevcut iktidar tarafından, bugünkü iktidar tarafından benimsenmediği için, rahatsız oldukları için onu görevden almışlardır.</p>
<p>Tuhaf bir şeydir. Yani görevden aldıkları yer doğrudan doğruya kendisinin oluşturduğu bir yerdir. Yani o mevcut bir yere, bürokratik doku ve yapı içinde zaten var olan bir yere tayin edilmiş değildir. Hayır o bir görev almıştır ve o görev dolayısıyla çok ciddi bir teşkilat, bir kadın hareketi meydana getirmiştir ve bu hareketi meydana getiren kişi görevden alınmıştır. Bunda bir tuhaflık sezmiyor musunuz? Çok tuhaf bir şey bu yani. Sonra bir başkası tayin edilmiştir. Ama o bir başkasının bu işle bin ilgisi yoktur ki. Ne olacağı da bellidir zaten. Ayşe Sucu hanımefendinin bir kitabından bir alıntı yapıp yazmış olduğum bir kitaba koymuştum. O bahsetmedi onlardan. Ben bahsedeyim.<br />
“Ahmet Yesevi Yolu ve Hikmetler” adıyla yazdığım kitapta, kitabın bir bölümü, “Ahmet Yesevi yolunda kadın”. Çünkü çok önemlidir. “Yesevi yolunda kadın nerede?” diye başlayan bir bölüm. Bu bölümde diyanet ve kadın adıyla Sayın Ayşe Sucu’nun yazdığı kitaptan şöyle bir örnek okumak istiyorum size. Mesela ben kendi kitabıma aldım. Dolayısıyla telif hakkını da böylece ödemiş oluyorum. Mesela Hazreti Peygamber döneminde çarşı pazar işlerini düzenlemekle görevlendirilen, çarşı pazar dolaşarak iyiliği emredip, kötülükten sakındıran ve aksi hareket edenleri cezalandırdığı zikredilen Şifa Bin Abdullah adında bir kadın, bu günkü anlamda bir denetleme ve zabıta görevi yapmakta idi ve devam ediyor. Demek ki Hazreti Peygamber devrinde adı Şifa olan bir hanımefendi, çarşı pazarı denetleme genel müdürü olarak tayin edilmiş. Bugünkü kavramlarla söylersek. Peki Hazreti Peygamber’in din anlayışı nerede? Birilerinin değiştire, değiştire getirdikleri din anlayışı nerede? Biz o yüzden Akif&#8217;in sözüne çok önem veriyoruz.</p>
<p>Peki dünya kadınlar günü diyoruz. Konu neden İslam’a geliyor? Çünkü bütün toplumlarda, bizde de öyledir. Kültürün ana dokusunu oluşturan insanlara zihni muhtevasını şekillendiren o toplumun çoğunluğunun inandığı dindir. Bakınız çoğunluğunun inandığı din doğru anlatılıyorsa, o toplumda hadiseleri kadına, erkeğe çocuğa bakış doğru olur. Eğer bu yanlış anlatılıyorsa, toplum top yekûn yanlışa doğru sürüklenir, bu çok tehlikelidir. Yani sadece bizim için değil bu. Bütün toplumlar için böyledir. Hatta din öyle bir etki meydana getirir ki, kendine inanmayanlar, yani dine inanmayanlar bile, hatta o dinden başka dinlere inananlar bile, toplumun çoğunluğunun din anlayışının oluşturduğu kültürden etkilenirler ve böyle bakarlar ondan sonra insana ve kadın meselesine.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>“Yunus Emre’siz bir Türkiye insanı düşünebilir misiniz?”</strong></span></p>
<p>Bizim toplumumuzun yani Türkiye Türklüğünün bugün Türkiye&#8217;de Türklük adı altında toplanan insanların din anlayışını şekillendiren, birincil derecede insan Hoca Ahmet Yesevi&#8217;dir. Yani her birimiz ondan bir şeyler taşırız, zihinlerimizde bunu biliriz yada bilmeyiz. Bilmesek de taşırız. Yani bilmekte şart değildir. Yani insanın zihninde değerlendirme vardır ve bu değerlendirmenin nereden geldiğini bilmeyebilir. Hoca Ahmet Yesevi&#8217;yi Türkiye&#8217;ye tanıtan Demokrat Parti&#8217;nin dört kurucusundan birisi olan Fuat Köprülü&#8217;dür. Fuat Köprülü yani bizim partimizin dört kurucusundan birisi olan Ordinaryüs Profesör Doktor Fuat Köprülü, Hoca Ahmet Yesevi konusunda, ‘Türk edebiyatında ilk mutasavvıflar’ diye bir kitap yazdı. Kitabın yarısı Hoca Ahmet Yesevi, yarısı onun şanlı şerefli büyük öğrencisi Yunus Emre&#8217;dir. Siz şimdi Yunus Emre’siz bir Türkiye insanı düşünebilir misiniz? Yunus Emre’nin etkileri o kadar derindir ki; o Hoca Ahmet Yesevi&#8217;den almış ve bize vermiştir. O kadar derindir ki, Türkiye&#8217;de yaşayan Hıristiyan ve Musevi vatandaşlarımız bile Yunus Emre&#8217;den bir şeyler bilirler ve söylerler. Demek ki bizim için son derece önemli. Peki ama diyeceksiniz bu konunun bizim günümüzle, konumuzla ne ilgisi var?</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>“Atatürk çok samimi bir Müslüman’dır.”</strong></span></p>
<p>İlgisi şu. Hoca Ahmet Yesevi ilk Türkistan&#8217;da ortaya çıktığı zaman on ikinci yüzyıl. Ondan sonra Türkler de Müslümanlaşma büyük bir dalga halinde yayıldı. Yani biz Müslümanlaşmamızı onun gönderdiği insanlara borçluyuz. Biz, Boşnaklar, Arnavutlar. Yani biz dediğim. Buradaki biz. Dışarıdaki bizler. Balkanlardaki Müslümanlar. Müslümanlaşmalarını Hoca Ahmet Yesevi&#8217;ye borçludurlar. Böyle büyük bir etki meydana getirmiştir. Ortaya çıktığı zaman o, dergâhında, mescidinde, meclisinde, sohbetinde kadın erkek ayrımı yapmadan birlikte oturup, toplantı yapıp, sohbet ediyorduk. Ama o zaman da bunu anlayamayanlar vardı. O zaman da dini başka türlü anlayanlar vardı ve o zaman onlara Baba Maçin adında bir zatı gönderdiler. Dediler ki git de şu Türkistan&#8217;da bir âlim çıkmış, şeyh çıkmış. Kadınlarla birlikte oturup sohbet yapıyormuş. Bunu engelle diye gönderdiler.</p>
<p>Baba Maçin geldi. Heybetle girdi salona. O salon duruyor şimdi. Bende zaman zaman gidiyorum. Ziyaret ediyorum. Yani Türkistan şehrinde o. O salona girdi. Kadınlar ve erkekler oturmuşlar birlikte ders görüyorlar, sohbet ediyorlardı. Dershaneyse kadın erkek birlikte. Mescitse kadın erkek birlikte. Cem yapılıyorsa kadın erkek birlikte. Sohbet yapılıyorsa kadın erkek birlikte. Kadın erkek ayrımı olmadan birlikte. Yani kadın ve erkek insandır. Yani insanoğlunun iki tezahürüdür. Allahın iki tezahürüdür. Allahın cemali sıfatlarıyla kadınlar, celali sıfatlarıyla da erkekler tecelli etmiş ve kâinat böyle var olmuştur.<br />
Yaşasın o tecelli, o fark olmasaydı, bu dünya çekilmez bir halde olurdu. Tek cins olduğumuzu düşünün. Dayanılmaz bir hayat biçimi olurdu. Yaşasın kadınlar, yaşasın erkekler. İçeri girdi, Baba Maçin dedi ki, kim bu insanları Allahın dininden azdıran. Hoca Ahmet Yesevi kalktı ayağa ve dediki, ‘azan da benim, azdıran da’. Ne söylüyorsun söyle dedi. Peki var mı şeriatta böyle. Hoca Ahmet Yesevi dediki, bu peygamberin yoludur.</p>
<p>Peygamberimiz zamanında da böyleydi. Biz onun yolundan gidiyoruz. Hadis, ayet ve sünnet yoludur bu yol. Bu böyleydi. Sonraki işler sapmadır. Erkek egemen kültür bir süre sonra kol gücüne, erkek gücüne dayanarak kadınlara karşı sadece bizde değil bütün dünyada böyle bir gelişme meydana gelmiş ve kadınlar dışlanmıştır. Bu gerçektir. Sadece bizde değil. Bakınız bütün bu Avrupa’da, işte şimdi bilhassa onlar buna ihtiyaç duyuyorlar. Ve dünyada Amerika&#8217;da. Batıda yani. Dünya kadınlar günü vesaire gibi kavramlar ortaya atıyorlar. İyi ediyorlar biz de alıp değerlendiriyoruz. Bütün ortaçağ boyunca tartışılan ontolojik konulardan, dini konulardan, inanç konularından birisi şuydu. Kadınların ruhu var mıdır, yok mudur? Evet şaşırtıcı değil mi? Kadın acaba insanla hayvan arasında bir varlık mıdır? Bu arada yani erkek arasında bir varlık mıdır? Bu arada yeri neresidir? Kadınların ruhunun olup olmadığını tartışan bir karanlık, bir karanlıkçı ortaçağ yaşamıştır Avrupa.<br />
Sanmayın ki bunlar hep böyleydiler. Sonradan akıllandılar. Akılları başlarına geldi. Sonradan kadınların değerini bildiler ve emin olun karanlıktan ve karanlıkçılıktan kurtulmaları islam medeniyetinin etkileri sayesinde olmuştur. Yani Endülüs’ten İbn-i Rüşt’ün ve Endülüs’te okuyan, yani Endülüs dediğiniz İspanya, yedi asır Müslüman devletiydi orası. Endülüs’te, İspanya&#8217;da okuyan Avrupalı, bugün bile ‘Avrupa&#8217;ya gidiyoruz’ derler. İspanya&#8217;da şöyle bir konuşma vardır. Nereye gidiyorsun? Avrupa&#8217;ya. Nereye gidiyorsun? Avrupa&#8217;ya. Avrupa derken o Prene dağlarını aşıp Fransa&#8217;ya, Almanya&#8217;ya gitmeyi kastederler. Yani hala böyle bir söylem var. Yani Avrupa&#8217;dan gelip, Endülüs&#8217;te, İspanya&#8217;da okuyan ve bilime, aydınlığa doğru yol alan zihinleri yol alan insanların meydana getirdiği etkilerle Avrupa değişmiştir.</p>
<p>Ama Avrupa değişirken, ne yazık ki Aydınlık Çağ&#8217;da aydınlanma başlarken, bizde de maalesef kendi köklerimizden ve kök değerlerimizden uzaklaşarak karanlık ve karanlıkçılığa doğru yol alınmıştır. Neyi kastediyorum? Mesela kadızadeliler denilen felaketli bir akımın İstanbul&#8217;da çıkmasını, 4.Mehmet, 4.Murat zamanlarında mekteplerden bilimin yasaklanmasına kadar giden baskıları kastediyorum. Yani onlar aydınlandılar, bizden alarak. Biz ne yazık ki kendimizi örterek ve kapatarak ve karartarak bizde karanlıkçılık başladı. Atatürk&#8217;ün bu konulardaki ısrarı budur. Atatürk çok samimi bir Müslüman’dır. Ama değerli Genel Başkan Yardımcımız Ayşe Sucu hanımefendinin dediği gibi Avrupa&#8217;dan çok önce kadınlara seçme ve seçilme hakkını vermiştir.</p>
<p><span style="text-decoration: underline; color: #ff0000;"><strong>“Atatürk bir evliya’dır”</strong></span></p>
<p><span style="color: #008000;">Yani nasıl bir ileri görüş? Nasıl bir kavrayış? Yani Atatürk&#8217;ün biz Allah’ın yarattığı seçkin kullarından birisi olduğuna inanıyoruz. Özenle yaratılmıştır. Müthiş bir adamdır. Atatürk&#8217;ü çok iyi bildiğimi de beni takip edenler bilirler. Seksen beş hafta TRT&#8217;de, elli iki hafta Kanal B&#8217;de Atatürk&#8217;ü anlattım ben. Okullara gittim dersler verdim. Liselerde, Üniversitelerde, her yerde. Benim bir büyüğüm vardı, Hacı Ahmet Kayhan dede. Beni dinlermiş bir gün ‘biliyor musun Atatürk, Evliya&#8217;dır’ dedi. Ben şaşırdım. Doğrusu ben bir evliyaları seviyorum bir Atatürk&#8217;ü seviyorum ama ayrı kategoriler olarak düşünüyorum.</span></p>
<p><span style="color: #008000;">Dedi ki; ‘Atatürk&#8217;ü iyi anla ve Evliya&#8217;nın ne olduğunu bir daha düşün. Sen de bu gerçeği teslim edeceksin’ Niye etmeyeyim? Hacı Ahmet Kayhan dedem dedikten sonra. Yani Atatürk&#8217;ün şu ileri anlayışına bak ki Avrupa&#8217;da daha kadınlara seçme ve seçilme hakkı bir çok ülkede verilmezken o kadınlara seçme ve seçilme haklarının verilmesini, bakın hak verilmesini değil, haklarının verilmesini destekleyerek getirdi. Ne demek yani hak vermek? Kim kime hak veriyor? Gasp edilen bir hakkı teslim etti. Yani kadını erkeğin dışında bir derece insan türü olarak değerlendirmek son derece ilkel bir düşüncedir. Ama bu vardır. </span></p>
<p><span style="color: #008000;">Gerçeği konuşalım. Bundan kurtulmak için de Atatürk çok büyük mücadele etmiştir. Allah mekânını cennet etsin. İnşallah Cennet’dedir. Bizim kültürümüzde demek istiyorum ki kadının zaten önemi vardı. Sonraki dönemlerde, son asırlar da biz kendi kültürümüzden koparak başka tesirlere girdik. Kadınları dışlayan anlayışlar meydana geldi. Şu ya da bu sebeplerden ama inşallah artık bundan sonra öyle şeyler olmayacaktır.</span></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>“Kadınlara erken emeklilik getirilmeli”</strong></span></p>
<p>Şimdi ısrarla söylediğim, belki beni dinlemediği için o söylediğimi tam olarak duymayan ya da beni dinlese bile tam olarak ne dediğimi anlamayan arkadaşlarımız vardır diye tekrar etmek istiyorum. Yıllardan beri ben bunu anlatıyorum, anlatmaya devam edeceğim. Bütün bu gerçekler ışığında artık Türkiye’de, kadınlara yönelik olumsuz ayrıma son verilmeli ve kadınla erkek arasında adil bir iş bölümü gerçekleştirilmeli. Eşitlik bazen adaletsizlik getirir. Dokuz ay karnında bir başka canlıyı taşımakla görevlendirilen kadına siz eğer bu manada eşit, mesela çalışan kadına eşitlik derseniz adaletsizlik olur. Niye? Çünkü ona siz bütün bu hizmeti içinde gereken izni vereceksiniz. Çünkü o temel üretimle meşgul, insan türünün devamıyla meşgul, çok önemli bir iş bu. Orada siz olumlu ayrımcılık yapacaksınız ki, adalet olsun. Ya da kadınların erken emekliliği konusunu elbette ki getireceksiniz ki adalete uygun olsun.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>“Biz, bütün insanlık üçüncü dalganın içine girdik.”</strong></span></p>
<p>Adalet başka bir kavramdır, eşitlik başka bir kavramdır. Biz adalet kavramı üzerinde duruyoruz ve olumlu ayrımcılık istiyoruz. Bu isteyenleri de onaylıyoruz ve doğru buluyoruz. Bu defterimizin bir yaprağı, yaprağı çevirdiğimiz zaman başka bir gerçek var o gerçeği hatırlatmak istiyorum. İnsanlığın yeni devrinde bazılarının adına üçüncü dalga dedikleri bir yeni dönemde. Uygarlık yeni bir uygarlık biçimine girdi, hepiniz girdiniz. Balıklar denizin içindedirler de denizin ne olduğunu bilmezler. Biz de bütün insanlık hepimiz üçüncü dalganın içine girdik. Üçüncü dalgayı getiren şey o kuartz, kuantum fiziği denilen ve insanlığın bütün değerlerini alt üst edip yeni değerler getiren, determinizmi yoksa çıkarıp, indeterminizmi getiren ve bütün bunlar sonucunda ortaya çıkan ve adına Yonga dediğimiz ama bunu oluşturanların adına çip dediği o küçücük nesneyi çıkaran bir yeni uygarlık biçimi hayatımıza girdi. Çocuklarımızın dünyasına girdi. Her birimiz artık bilgisayarla yaşamaya başladık. O olmasaydı 20 sene sonra Neptün gezegeninden 200 km mesafede geçecek teneke parçalarını göndermek mümkün olmazdı. Teneke parçaları birbirine eklenip içine o nesne konulduğu için 20 sene sonra nereden geçeceği hesaplanabiliyordu. O olmasaydı uzaya gidilemezdi. İnsanlar aya gidemezdi, o hesaplar yapılamazdı. Bir insanın 60 yılda yaptığını bir saniye yapan makinelerden bahsediyorum. Dolayısıyla her şey bu dünyaya göre oluşacak.</p>
<p>“Bizim evde ben ne dersem o olur.</p>
<p>Ama benim ne diyeceğime hanım karar verir.”</p>
<p>Bu konuda kitap yazanların, bundan sonra artık insanlığın hayatında, kadınların önlenemeyen yükselişinin başladığı yeni bir dönem başlamıştır. Bundan sonra artık üniversitelerde de kadınlar daha çok okuyacak. Bizde de başlamıştır. Benim üniversitede okuduğum dönemde yüzde 5-10’du, bugün yüzde 60-65. Dolayısıyla geleceği kadınlar yöneteceğine göre, bizim de hepimizin de, DP Genel Başkan Yardımcılarının da, erkek üyelerin de, herkesin düşünmesi gereken temel kavram bu. Biz geleceği erken getirirsek karlı çıkarız. Dolayısıyla biz bu kararı verdik, bundan sonra uygulayacağız. İstanbul İl Divanı oluşuyor bu günlerde. Bildiğim tanıdığım hanımefendilere diyorum alın, çoğaltın. Kadınlara hak ettikleri siyasette gereken yerde yer almak konusunu çözmekten öte bu karlı bir iştir, geleceği kadınlar yönetecektir. Bizim evde ben ne dersem o olur. Ama benim ne diyeceğime hanım karar verir. Böyledir bu işler, aslında çok evde böyledir. Benim annem, babam Konutkent’te yaşıyorlar, birbirlerine bakıyorlar, aralarında aşk devam edip gidiyor. Geçenlerde annem yataktan kalkarken yatak yüksek düşmüş. Yere yatınca babam başına gitmiş “ben şimdi ne yapacağım” diye ağlamış. Annem bunu yıllardan beri anlatır, ben öleceğim diye korktu diyor. Babam diyor ki, “annen bana bağırıyor artık” eskiden bağırmazdı, babam ne derse o olurdu. Biz babamızla pek yüz göz olamazdık. Biz babamızla çok mesafeli olmak zorundaydık, her şeyi anneme sorardık. Anne şöyle derdi, “Babanız bilir” ama biz bilirdik ki, anamız bilir. Annemize söylerdik çünkü o zaman her şey çözülürdü. Yani işin esası budur ama şimdi artık böyle olmayacak.</p>
<p>8 Mart Kadınlar Günü insanlığın, insanlık âleminin gittikçe yaygınlaşan, emekçi kadınlar günü, emekçi olmayan kadın yoktur zaten, erkek vardır da kadın yoktur, hiçbir şey yapmasa evini çekip çeviriyordur, emekçidir, emekçi dünya kadınlar gününü kutluyoruz, uğurlu olmasını diliyoruz, hayırlar getirmesini diliyoruz. Çok teşekkür ederim.</p>
<p>Kaynak: http://www.dp.org.tr/HaberDetay.asp?id=132113</p>
<div id="crp_related"><h3>Benzer Konular:</h3><ul><li><a href="http://www.zohreana.com/alisiz-aleviligin-cakal-postu-ataturksuz-alevilik.html" rel="bookmark" class="crp_title">Alisiz Aleviliğin Çakal Postu: Atatürk&#8217;süz Alevilik&#8230;.</a></li><li><a href="http://www.zohreana.com/zohre-ananin-flash-tvde-erkal-zenger-ile-yaptigi-program.html" rel="bookmark" class="crp_title">Zöhre Ana&#8217;nın Flash TV&#8217;de Erkal Zenger ile yaptığı program</a></li><li><a href="http://www.zohreana.com/ataturk-4-uluslararasi-kongresi-ve-turkistan-gezi-notlari.html" rel="bookmark" class="crp_title">Atatürk 4. Uluslararası Kongresi ve Türkistan Gezi Notları</a></li><li><a href="http://www.zohreana.com/pir-zohre-ana-24-aralikta-istanbulda-ehlibeyt-sohbeti-yapti.html" rel="bookmark" class="crp_title">Pir Zöhre Ana 24 Aralık&#8217;ta İstanbul&#8217;da Erenler Cem Evinde Ehlibeyt Sohbeti yaptı</a></li><li><a href="http://www.zohreana.com/18-mart-canakkale-zaferi.html" rel="bookmark" class="crp_title">18 mart Çanakkale Zaferi</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.zohreana.com/ataturk-bir-evliyadir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Alisiz Aleviliğin Çakal Postu: Atatürk&#8217;süz Alevilik&#8230;.</title>
		<link>http://www.zohreana.com/alisiz-aleviligin-cakal-postu-ataturksuz-alevilik.html</link>
		<comments>http://www.zohreana.com/alisiz-aleviligin-cakal-postu-ataturksuz-alevilik.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 04 Jan 2012 22:25:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alevi Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[ali balkız]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk ali]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk Evliya]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk evliya mı]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk evliya mıydı]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk Evliyadır]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk veli]]></category>
		<category><![CDATA[Hz.Ali Atatürk olarak döndü]]></category>
		<category><![CDATA[mustafa cemil kılıç]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.zohreana.com/?p=1006</guid>
		<description><![CDATA[Yüce Atatürk’ün dine, İslam’a ve bilime, akla ve insanlık değerlerine, Türk tarihine, ahlak ve erdeme ilişkin sözleri ve eylemleri incelendiğinde görülecektir ki o gerçekten, şeksiz ve şüphesiz bir dini önderdir....]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family: trebuchet ms,geneva; font-size: medium;"><strong>Yüce Atatürk’ün dine, İslam’a ve bilime, akla ve insanlık değerlerine, Türk tarihine, ahlak ve erdeme ilişkin sözleri ve eylemleri incelendiğinde görülecektir ki o gerçekten, şeksiz ve şüphesiz bir dini önderdir. Hakk’ın tecelli ettiği evliyaullahtandır. Erendir, ermiştir.</strong></span></p>
<p><span style="font-family: trebuchet ms,geneva; font-size: medium;"> Ali’siz Aleviliğin Çakal Postu:Atatürk’süz Alevilik&#8230;</span></p>
<p><span style="font-family: trebuchet ms,geneva; font-size: medium;">Mustafa Kemal Atatürk’ü bir dine, mezhebe, coğrafyaya ve bir zaman dilimine sığdırabilmek mümkün değildir. O, öyle şeyler yapmıştır ki yaptıklarıyla evrensel ve zaman üstü bir kişilik olarak insanlığın ve tarihin idrakine nakşolmuştur.</span></p>
<p><span style="font-family: trebuchet ms,geneva; font-size: medium;">Mustafa Kemal, herkesin kendisinde bir şeyler bulduğu sonsuz bir kaynak gibidir. Akılcı, devrimci, yurtsever, ilerici, milliyetçi ve insaniyetçi kimliğiyle rehberliği muhkem bir kişiliktir.</span></p>
<p><span style="font-family: trebuchet ms,geneva; font-size: medium;">Mustafa Kemal, “Benim akıl ve bilimden başka hiçbir manevi mirasım yoktur” diyerek tıpkı “ Aklım dinimdir” diyen Hazreti Ali gibi insanlığa daima bilimi ve aklı işaret etmiştir. Akıl ve bilim, medeniyet yolunu ışıtan sonsuz bir ışık kaynağı gibidir. İnsanlığa aklı ve bilimi telkin etmekten daha büyük bir hizmet düşünülemez.</span></p>
<p><span style="font-family: trebuchet ms,geneva; font-size: medium;">Türk ulusuna istiklal mücadelesinde önderlik eden Mustafa Kemal, gerçekleştirdiği anti emperyalist savaşla mazlum halklar dünyasına da umut ve güç kaynağı olmuştur. Bilindiği üzere Türk istiklal savaşı, doğulu halkların batı sömürgeciliğine karşı özgürlük bayrağını yükseltmelerine cesaret vermiş ve emperyalizme diz çöktüren ilk hareket olarak Mustafa Kemal marifetiyle dünya tarihine geçmiştir.</span></p>
<p><span style="font-family: trebuchet ms,geneva; font-size: medium;">O büyük ve emsalsiz bir dahidir. Onun yaptıklarını başkaları hayal bile edememiştir. Bir halkın yazısından kıyafetine, dilinden dinine kadar neredeyse her şeyini yeni baştan düzenleyen ve yeni bir biçim veren yeryüzünde başka kim vardır?</span></p>
<p><span style="font-family: trebuchet ms,geneva; font-size: medium;">Yaptıkları ve yapmak istedikleriyle ilgi odağı olmuş, büyük hayranlıklar kazanmış, çok sevilmiş ve çok yüceltilen kutlu bir önder olmuştur.</span></p>
<p><span style="font-family: trebuchet ms,geneva; font-size: medium;">Elbette ki onun da düşmanları vardı. Günümüzde de var ve daima var olacaktır.</span></p>
<p><span style="font-family: trebuchet ms,geneva; font-size: medium;">Bilinmelidir ki ona düşman olmak, hurafelere dost olmaktır.</span></p>
<p><span style="font-family: trebuchet ms,geneva; font-size: medium;">Ona düşman olmak, geriliğe, yobazlığa, karanlığa ve yoksulluğa dost olmaktır.</span></p>
<p><span style="font-family: trebuchet ms,geneva; font-size: medium;">Ona düşman olmak, emperyalizme, esarete, köleliğe, faşizme, bölücülüğe ve ırkçılığa dost olmaktır.</span></p>
<p><span style="font-family: trebuchet ms,geneva; font-size: medium;">Ve ona düşman olmak, şeytana dost olmaktır</span></p>
<p><span style="font-family: trebuchet ms,geneva; font-size: medium;">Mustafa Kemal, bütün insanlık dünyasının emsalsiz bir değeridir.</span></p>
<p><span style="font-family: trebuchet ms,geneva; font-size: medium;">Kuşku yok ki o, başta Anadolu Türklerinin ve bütün Türk dünyasının ulusal kahramanıdır. Sünnisi, Şiisi, Alevisiyle hatta inananı, inanmayanıyla Türk ulusunun tümünün önderi ve öncüsü olan Mustafa Kemal Paşa, bazı bakımlardan ise Aleviler için daha da önemli ve değerli addedilmiştir.</span></p>
<p><span style="font-family: trebuchet ms,geneva; font-size: medium;">Alevilerin ona duyduğu sevgi ve bağlılık gerçekten dikkate şayan ve hayranlık uyandıran bir mahiyete sahiptir.</span></p>
<p><span style="font-family: trebuchet ms,geneva; font-size: medium;">Aleviler için Atatürk neden bu denli öneme sahiptir. Alevilerin Atatürk sevgisinin kaynağı nedir?</span></p>
<p><span style="font-family: trebuchet ms,geneva; font-size: medium;">Bu sorulura nesnellikle yanıt aramak gerçeği görmemizin ilk koşuludur.</span></p>
<p><span style="font-family: trebuchet ms,geneva; font-size: medium;">Aleviler, 6 asırlık Osmanlı idaresinde uzun yıllar hatta yüzyıllar boyunca şeriat yasaları nedeniyle baskı ve zulme maruz kalmışlardır. Osmanlı şeyhülislamları tarafından haklarında sürgün ve idam fetvaları yayınlanan Aleviler, varlıklarını sürdürebilmek için sürekli göçmek, dağ başlarına yerleşmek, zaman zaman da kimliklerini gizleyerek yaşamak zorunda kalmışlardır.</span></p>
<p><span style="font-family: trebuchet ms,geneva; font-size: medium;">Özellikle Yavuz Selim devrinden itibaren büyük ölçüde Sünni Hanefi şeriatına dayanan, itikadi açıdan ise daha ziyade Eş’ari inancını temel alan Osmanlı idaresi heterodoks, mistik / ezoterik İslam inancını temsil eden Alevilik ve Bektaşilik üzerinde ortodoksinin ağır zulmünü acımasızca icra etmiştir. On binlerce Alevi katledilmiş, binlerce Alevi / Bektaşi önderi idam edilmiştir.</span></p>
<p><span style="font-family: trebuchet ms,geneva; font-size: medium;">Aleviler ve tüm batıni gruplar Anadolu topraklarında Babailerden beri egemen din ve siyaset anlayışına karşı sürekli başkaldırmışlardır. Bu başkaldırı Osmanlı döneminde de devam etmiştir. Şeyh Bedrettin’ler, Bozoklu Celal’ler, Pir Sultan’lar Alevi Türkmen isyan geleneğinin destansı halkalarıdır. 16. yüzyılda Safevi rüzgarıyla yeni bir sürece giren zulme isyan dalgası 17. yüzyıldan itibaren 2- 3 asır süren Celali başkaldırılarıyla devam etmiş ve son Celali Mustafa Kemal Paşa ile anti emperyalist ulusal kurtuluş mücadelesi sonucu Cumhuriyete taşınmıştır. Yüzyıllardır süren Alevi Türkmen ayaklanmacıları Safevi Devleti’nin kuruluşunu saymazsak ilk kez Mustafa Kemal ile birlikte zafer kazanmıştır. Cumhuriyet; Alevisi, Sünnisi, Caferisiyle bütün Türk ulusunun zaferidir. Dolayısıyla Cumhuriyet aynı zamanda bir Alevi Türkmen zaferidir.Zira; Cumhuriyet ile birlikte artık Aleviler, şeyhülislam fetvasıyla katledilmekten kurtulmuşlardır.</span></p>
<p><span style="font-family: trebuchet ms,geneva; font-size: medium;">Halifeliğin kaldırılışı ile de Hz. Ali ve evlatlarına yapılan zulmün süreği olarak devam eden Alevilere yönelik hilafet baskısı da son ermiştir.</span></p>
<p><span style="font-family: trebuchet ms,geneva; font-size: medium;">Osmanlı döneminde hiçbir zaman devlet yöneticisi / memuru olamayan Aleviler, Cumhuriyet devrinde TBMM Başkan vekilliği, mebusluk, bakanlık vb. olabilme imkanına kavuşmuşlardır.</span></p>
<p><span style="font-family: trebuchet ms,geneva; font-size: medium;">Aleviler, Atatürk Cumhuriyeti ile birlikte şehre inebilmişler, yüzyıllardır maruz kaldıkları izolasyondan kurtulup toplumun diğer kesimleriyle entegrasyon sürecine girmişlerdir.</span></p>
<p><span style="font-family: trebuchet ms,geneva; font-size: medium;">O halde Aleviler, Atatürk’e çok şey borçludurlar. Atatürk’ün yaptıkları öyle bir heyecan yaratmıştır ki, bazı Aleviler, hayranlık ve hayret içerisinde; “ Yoksa Hz. Ali, Mustafa Kemal donunda yeniden mi zuhur etti ? “ diye düşünmüşler ve pek çoğu bunun böyle olduğuna inanmışlardır.</span></p>
<p><span style="font-family: trebuchet ms,geneva; font-size: medium;">İşte tüm bunlardan dolayı Alevilerdeki Atatürk sevgisi, hemen hemen her Alevinin evinde Atatürk resminin asılı bulunmasıyla tezahür ettiği gibi aynı zamanda Alevi ibadethanelerinde de Atatürk resimleri dini ve manevi bir Alevi önderinin gibi baş köşeye konulmuştur.</span></p>
<p><span style="font-family: trebuchet ms,geneva; font-size: medium;">Cem evlerinde Atatürk’ün resimleri Hz. Ali ve Hacı Bektaş Veli’nin resimleriyle birlikte müminlerin temaşa ettikleri mukaddes figürler arasına girmiştir.</span></p>
<p><span style="font-family: trebuchet ms,geneva; font-size: medium;">Evet; Atatürk sadece siyasi bir önder değildir. O, siyasi önder olmasının yanı sıra aynı zamanda manevi ve dini bir önderdir. Tıpkı yüce peygamberimizin hem siyasi hem de dini önder oluşu gibi. Tıpkı Hz. Ali’mizin hem siyasi hem de dini bir önder oluşu gibi…</span></p>
<p><span style="font-family: trebuchet ms,geneva; font-size: medium;">Yüce Atatürk’ün dine, İslam’a ve bilime, akla ve insanlık değerlerine, Türk tarihine, ahlak ve erdeme ilişkin sözleri ve eylemleri incelendiğinde görülecektir ki o gerçekten, şeksiz ve şüphesiz bir dini önderdir. Hakk’ın tecelli ettiği evliyaullahtandır. Erendir, ermiştir.</span></p>
<p><span style="font-family: trebuchet ms,geneva; font-size: medium;">Bu inancımızın bir göstergesidir ki yüce Atatürk’ün yaşamı hiç kimse için söz konusu olamayacak düzeyde olağan üstülüklerle doludur. 57 yıl gibi kısa bir ömürde yaptıkları, gerçekleştirilmesi için yüzyıllar gereken işlerdir. Öngörüsü, becerisi, azmi ve iradesiyle aşılmaz denilen engelleri aşmış, yıkılmaz denilen kaleleri yıkmış, kurulmaz denilen binaları kurmuş, yürünmez denilen yolları yürümüş, başka toplumların 300 yılda geçtiği tünelden Türk ulusunu 15 – 20 yılda geçirmiş şanlı devrimciyi manevi bir önder olarak görmemek kesinlikle körlüktür.</span></p>
<p><span style="font-family: trebuchet ms,geneva; font-size: medium;">Hal böyleyken Atatürk karşıtlığının Alevilerin arasına kadar sızmış olması, cem evlerinden Atatürk’ün resimlerinin çıkarılmaya yeltenilmesi, ulu önderin Dersim olayları üzerinden neredeyse katliamcılıkla suçlanmaya çalışılması son derece hazindir.</span></p>
<p><span style="font-family: trebuchet ms,geneva; font-size: medium;">Oysa bilinmelidir ki bu ülkede Atatürk’ün alternatifi gericilik, hurafe, yobazlık, yoksulluk, teokratik baskı ve zulümdür. Zira; ümmetten ulusal devlete, gericilikten bilime geçişin adıdır Mustafa Kemal Atatürk !</span></p>
<p><span style="font-family: trebuchet ms,geneva; font-size: medium;">Atatürk, Türk ulusunun kimliği, şerefi, varlığı ve dirliğidir. Nasıl ki Türk ulusu Atatürk’süz düşünülemezse Alevilik de onsuz düşünülemez. Atatürk’süz Alevilik, Ali’siz Alevilik çalışmalarının büründüğü çakal postudur. Unutmayalım ki, laik Atatürk cumhuriyetinin son bulmasında en büyük acıyı Aleviler yaşayacaktır. Mustafa Kemal aşkıyla yanıp tutuşan biz Aleviler, dünyaya eşi benzeri gelmemiş, kurtuluş ve kuruluş mücadelesinin baş mimarı olan bu büyük insanı savaş suçlusu ve Alevi düşmanı ilan etmelerine izin vermemeli, dik durup ileriye bakmalıyız.</span></p>
<p><span style="font-family: trebuchet ms,geneva; font-size: medium;">Bilinsin ki, Aleviler ve Atatürk ayrı düşünülemez. Biz halka gerçeği anlatmak uğruna ölümü göze alanlardanız. Zira, dünyanın öbür ucunda tanımadığımız insanın gözyaşı bile yakar bizim yüreğimizi…</span></p>
<p><span style="font-family: trebuchet ms,geneva; font-size: medium;">Bir kutsal sudur Mustafa Kemal Paşam !</span><br />
<span style="font-family: trebuchet ms,geneva; font-size: medium;">Akar gürül gürül; sığmaz zamana…</span></p>
<p><span style="font-family: trebuchet ms,geneva; font-size: medium;">Ulu Atam,</span><br />
<span style="font-family: trebuchet ms,geneva; font-size: medium;">Açtığın yolda, gösterdiğin ülküde, hiç durmadan yürüyeceğimize ant içeriz…</span></p>
<p><span style="font-family: trebuchet ms,geneva; font-size: medium;">72 milyonluk Türkiye halkının, 260 milyonluk Türk halkları dünyasının ve bütün insanlık aleminin emsalsiz şahsiyeti…</span></p>
<p><span style="font-family: trebuchet ms,geneva; font-size: medium;">Manevi hatıran önünde derin bir saygı ve ürpermeyle eğiliyorum.</span></p>
<p><span style="font-family: trebuchet ms,geneva; font-size: medium;">Işıklar içinde uyu… /</span></p>
<p><span style="font-family: trebuchet ms,geneva; font-size: medium;"><strong>MUSTAFA CEMİL KILIÇ</strong></span></p>
<p>kaynak : http://www.habercem.com/haberdetay.asp?Newsid=158182</p>
<div id="crp_related"><h3>Benzer Konular:</h3><ul><li><a href="http://www.zohreana.com/sunnet-toreni.html" rel="bookmark" class="crp_title">Sünnet Töreni</a></li><li><a href="http://www.zohreana.com/2012mutlu-yillar.html" rel="bookmark" class="crp_title">2012,Mutlu Yıllar</a></li><li><a href="http://www.zohreana.com/mine-ana-turbesi-ziyareti.html" rel="bookmark" class="crp_title">Mine Ana Türbesi Ziyareti</a></li><li><a href="http://www.zohreana.com/zohre-ana-an-alevi-prophetes.html" rel="bookmark" class="crp_title">Zöhre Ana, an Alevi prophetes</a></li><li><a href="http://www.zohreana.com/hafif-org-sitesinde-pir-zohre-ana.html" rel="bookmark" class="crp_title">Hafif.org sitesinde Pir Zöhre Ana</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.zohreana.com/alisiz-aleviligin-cakal-postu-ataturksuz-alevilik.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>2012,Mutlu Yıllar</title>
		<link>http://www.zohreana.com/2012mutlu-yillar.html</link>
		<comments>http://www.zohreana.com/2012mutlu-yillar.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 31 Dec 2011 09:05:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alevi Haber]]></category>
		<category><![CDATA[happy new year]]></category>
		<category><![CDATA[yeni yıl]]></category>
		<category><![CDATA[yeni yıl 2012]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.zohreana.com/?p=1000</guid>
		<description><![CDATA[Üzerinde yaşadığımız ve nice büyük uygarlıklar, insanlar, devrimler yeşertmiş bu kutsal toprakları, canları pahasına düşman pençesinden kurtarmış nice şehitlerin ve Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk&#8217;ün bizlere miras bıraktığı aydınlık yolun,...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-family: trebuchet ms,geneva; font-size: medium;">Üzerinde yaşadığımız ve nice büyük uygarlıklar, insanlar, devrimler yeşertmiş bu kutsal toprakları, canları pahasına düşman pençesinden kurtarmış nice şehitlerin ve Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk&#8217;ün bizlere miras bıraktığı aydınlık yolun, tüm karanlıkları yok etmesi dileklerimizle yeni yılınızı kutlar; 2012&#8242;nin memleketimize barış, huzur ve mutluluklar getirmesini temenni ederiz.</span></strong></p>
<p><strong><span style="font-family: trebuchet ms,geneva; font-size: medium;">Hak Muhammed Ali 12 İmam ve Ehlibeyt yolundan,ışığından ayırmasın.</span></strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<div id="crp_related"><h3>Benzer Konular:</h3><ul><li><a href="http://www.zohreana.com/sunnet-toreni.html" rel="bookmark" class="crp_title">Sünnet Töreni</a></li><li><a href="http://www.zohreana.com/pir-zohre-ana-tarafindan-gerceklestirilen-dugunnisan-ve-kina-torenleri.html" rel="bookmark" class="crp_title">Pir Zöhre Ana tarafından gerçekleştirilen düğün,nişan ve kına törenleri</a></li><li><a href="http://www.zohreana.com/mine-ana-turbesi-ziyareti.html" rel="bookmark" class="crp_title">Mine Ana Türbesi Ziyareti</a></li><li><a href="http://www.zohreana.com/hafif-org-sitesinde-pir-zohre-ana.html" rel="bookmark" class="crp_title">Hafif.org sitesinde Pir Zöhre Ana</a></li><li><a href="http://www.zohreana.com/zohre-ana-an-alevi-prophetes.html" rel="bookmark" class="crp_title">Zöhre Ana, an Alevi prophetes</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.zohreana.com/2012mutlu-yillar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

