Evliyalar, yaşadıkları dönemde insanlara ışık tutarak, doğru yolu gösteren; Allah’ın velilik makamından gönderdiği, bir isimleri de derviş olan gerçeklerdir.
Her yörede ayrı ayrı ocaklar bırakarak yaşamış bu gerçekler, normal insanlar gibi ölüp gitmezler. Bu pirlerin gayba (Evliyanın vefat etmesi. Bu dünyadan kendi gerçek âlemine dönmesi) girmesinden sonra, onların neslinden gelenler, ocakzadeler ya da dedeler olarak bilinmiştir. Bu insanlar da doğru inanç ve bilgilerini, insanların duygularını sömürmeden, padişah gibi “hükmetmek” derdine düşmeden, türbelerin ve gerçeklerin kıymetini bildirmeli, önce kendileri ibadetlerini yerine getirerek, hitap ettikleri topluma örnek olmalıdırlar. Ocakzadeliği bir çıkar aracı olarak kullanmamalıdırlar.
Anadolu’ya bir göç sonucu gelen evliyaların, bu topraklara yerleşmeleri on beş asır öncesine (Hazreti Üseyin’in Kerbela’da Yezit tarafından şehit edilmesine) dayanır.
Her gelen evliyanın soy kökeni, Oniki İmam neslinden yani Alevi toplumundan gelmektedir. Allah Muhammed Ali yanında hiçbir ayrım olmadığı gibi, insanların da Alevi-Sünni, dil, din, ırk ayrımı yapmadan geçinmesi gerekmektedir.
Burada, Anadolu’da yaşamış olan evliyaların ve onların adını alan türbelerin, sadece bir kısmı tanıtılmaya çalışılmıştır. Ayrıca bu evliyaların ikinci, üçüncü ve diğer dünyaya gelişleri de verilmiştir. Buraya dâhil edemediğimiz birçok evliya ve türbelerin tanıtımı zamanla sayfaya eklenecektir. |
Halk dilinde Gökçe Dede olarak bilinen evliyanın gerçek adı da Gökçe’dir. Birinci türbesi Hasanoğlan, İkinci türbesi Kerem Baba Kırklareli’nde, üçüncü türbesi Gökçe Dede Buğet Köyünde, Dördüncü Işık Baba Tarsus’tadır. ÇORUM |