Hz.Ali’nin Yası Matemi 18-19-20 Ocak

Gelen Ali, giden Ali, Ölmez Ali Ölmez Ali !..

İmam Hasan’ın zehirlenerek şehit edilişinden 32 gün sonra Ocak ayında Hz. Ali, Ömer ve oğlu Milcan (Sıddık) tarafından tuzak kurularak, sabah namazında 05.30’da Milcan tarafından hançerlenerek şehit edilmiştir. Hz. Ali şehit edildikten sonra kendisi Arap donunda gelerek, kendi cenazesini yıkamış ve kendi tabutunu götürerek kerametini göstermiş ve cenazesini üç gün bekleterek Perşembe günü toprağa vermiştir.

Bundan dolayı Ocak ayının 18-19-20. günlerinde Hz. Ali’nin yası matemi olarak oruç tutulmaktadır.

Hz.Ali , Arap sıfatına girerek önce selâsını acı bir avazla haykırarak okumuştur. Oradaki insanlara Hz.Ali’nin cenazesi üzerinden vurgulamak istediği sözleri açıklamıştır.

“…
Seni kim götürür sensin yaradan,
İllâ kefin biçem sabunla yuyan,
Ali’yi bilmeyen mağarada kalan,
Kulların önünde toprağa koyan.

Cenaze sırasında ; Allah tarafından gökyüzü kararır, yer göğe kavuşur ve güneş ay ile tutularak her tarafı karartıp mateme boğulur. Böylece cenazeyi yıkayan Arap’ın kim olduğunu ve teninin sırrının öğrenilmemesini sağlar. Arap kendini gizleyerek kendi cesatına sokularak kimseye el vurdurmadan abdestini aldırır ve cenazeyi yıkar…

Hz.Ali, göç ederken de Arap huzurunda kendini üç sıfatta ispat eder. Hem devesi hem cenazesi hem de Arap olarak görünür. Arap, Hz.Ali ‘nin kim olduğunu cenazeyi götürmeden öce şu dörtlükleri okuyarak yine bildirir:

Üç sıfat içinde deveye binen,
Kendi sahibiydi kendine veren
Taşlara basıp ta Ali iz eden,
Bin bir dondan baş gösteren Aliyem.

Hz.Ali'nin Cenazesi

Allah’ın Mürşidi ve Aslan’ı Şahımerdan Ali’nin iki cihanda da ışığı yanmaktadır. O tarihte anlatıldığı gibi 4’üncü halife değildir. Haşa haşa saltanat, köşk,koltuk peşinde koşan Üç harfli tarihi bir kişilik de değildir !.. O, bizi var eden yaradanın postuna oturan bir varlıktır. Yüzyıllardır her gelen ermişin, evliyanın dilinde, kalbinde olan ve gerçek sıfatı ispat edilen Hz. Ali’yi sıradan bir “kul” olarak görülemez…

“Ali evvel (ilk) ve Ali ahir (son) varlıktır, Ali zahirdir (görünen) ve batındır (gizli). Yaradan, Hz. Ali’de tecelli etmiştir. Hz. Ali, Hakk’ın yüzüdür, dilidir. Hz.Ali, zahirde Hz. Muhammed’le beraber göründü batında ise Hakk’ın kendisiydi. Hz. Ali, nur ehline nur, beşere beşer olarak görünür. Hz. Ali, yerde imam, gökte nurdur.”  Hüseyin Türk / NUSAYRİLİK

Hz. Ali, her karanlık dönemde farklı bir yüzle dünyaya gelir. Peygamberler, Ehlibeyt evliyaları Hz. Ali’nin bin bir donundan sadece biridir. Pir Sultan Abdal’ın :” Bilmeyenler bilsin beni, Ben Ali’yim Ali benim” nefesinin altında bu hakikat yatar.

Din içinde din arama
Din Muhammet Ali’nindir
Yol içinde yol arama
Yol Muhammet Ali’nindir
72 dil sorarsan, dil Muhammet Ali’nindir
Her dilleri söyleten Ali’dir.

Her kavme bir peygamber göndermiştir.

Yakup Yusuf Yahya’da
Tur dağında Musa’da
Bir zaman da Davut oldu
Nesimi’de ten soya

Gökyüzünde İsa oldu
Tur dağında Musa durdu
Yahya kana belendi
Davut oldu duyuldu

Bir zamanlar Yusuf duran
Mısır’a Sultan olan
Bin bir dondan donu geldi
Şimdi gelin dolana

Dört kitapta Hz. Ali şar kapısını açmıştır .

Şarın kapısı kimdir?
İlmin deryası, Allah’ın; ulaşılmayan, çıkılmayan, sesi sözü bitmeyen bir deryasıdır. İlim deryasının da Şar kapısını açan Ali’dir.

Hz.Ali; Miraç’ta Muhammet Mustafa’dan döndüğünde demiştir ki:

Deryada yüzen,
Gökte gezen,
Yerde tezen,
Elif olmuş kevser düzen
Ya Muhammet Mustafa
Kuran sende ilim veren
Benim ilmin şehrimin kapısı, Ali’dedir Ali’de
Ali’yi bilmeyen beni bilmesin
Beni sevmeyen Ali’yi sevmesin
Muhammet Mustafa , Ali’yi bilmeyene şefaatını vermesin

Hz.Ali’yi bilmeyene Muhammet Mustafa’dan şefaat yoktur !.. Bu Alevi’sine de Sünni’sine de kim olursa olsun böyledir…

Hz.Ali’ye kast edenler kesinlikle Hz.Ali’nin kapısı açılmadan Muhammet Mustafa’ya kimse ulaşamaz.

Hz.Üseyin’e can vermeyen Fatıma Zöhre ‘den şefaat alamaz.

***

Yeşil Deve Üstünde Tabuta Bindi
İmam Hasan’ım da Zehiri Yedi
Fatma Bugün Karalar Giydi
Şahı Merdan Ali’m Karalar İçinde
***
Yetiş Ya Üseyin Baban Gidiyo
İmam Hasan’ım da Yolun Gözlüyo
Bugün Kerbela Gülü Soluyo
Yetiş Ya Üseyin Baban Gidiyo

Bildiren: Pir Zöhre Ana

Kendi bedenini kendi yıkayan, deveyle kendi çeken ; Allah’ın Aslanı, yer gök var olmadan var olan, Onsekizbin alemin sahibi, cömertler cömerdi, yüceler yücesi, darda kalanların imdadına yetişen, bakmadan gören çağırmadan duyan, iki cihanın nuru Şahımerdan Hz.Âli’ nin gayba girmesi dolayısıyla değerli Ehlibeyt dostlarının tutacakları yası matemlerini Hak kabul etsin.

Ahir zamanda Şahımerdan Ali’nin nefesini saçan, hakikatleri bildiren Ehlibeyt Evliyası, Pir Zöhre Ana’mıza da tüm canlar adına niyaz ederiz…

Üç sıfat içinde deveye binen,
Kendi sahibiydi kendine veren
Taşlara basıp ta Ali iz eden,
Bin bir dondan baş gösteren Aliyem
***
Seni kim götürür sensin yaradan,
İllâ kefen biçem sabunla yuyan,
Ali’yi bilmeyen mağarada kalan,
Kulların önünde toprağa koyan.
***
Benden evvel ben oldum
Beni bende ben buldum
Sahralara indim durdum
Bana Ali dediler
***
Merdan idim dirildim
Her bedene verildim
Kırk Kapı dört makamda
Öldüm öldüm dirildim

Kırk kapıdan girip Kırklar meydanında Allah’a dört sıfatta öldüm öldüm Ali oldum dirildim…

Bildiren : Pir Zöhre Ana

http://www.zohreanaforum.com/inanc-ve-ibadetlerimiz/10517-hz-alinin-yas-i-matemi-18-19-20-ocak.html

Alevi Takvimi – Muharrem Ayı Orucu

Yorum yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.